Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6156 E. 2014/21774 K. 22.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6156
KARAR NO : 2014/21774
KARAR TARİHİ : 22.12.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, örgüt kurma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Örgüt kurma suçundan verilen hükme yönelik incelemede;
Örgüt kurma suçunu işlediği iddia olunan sanıklara yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen Katılan … vekili ve katılan… San. Tic. Ltd. Şti vekilinin kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden mevcut temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK’nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 14. maddesinde, Tacir;
“(1) Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır. “denilmektedir.
Ticaret şirketleri, aynı yasanın madde 124’de;
(1) Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
(2) Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Kooperatif yöneticilerinin, kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir. Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 55. ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Madde 55 – Yönetim Kurulu, kanun ve ana sözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir.
Bu suçun oluşabilmesi için, Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Sanık …’nın yetkilisi ve ortağı olduğu …İlçesinde faaliyet gösteren …Ticaret Ltd. Şirketinin 05/12/2006 tarihinde kurularak ticari faaliyet göstermeye başladığı, sanık …’ın şirketin çalışanı olduğu, farklı tarihlerde katılan şirketlerden mal alıp çek verdikleri, sanık …’in katıldığı alışverişlerde kendini… olarak tanıttığı, çeklerin günü gelmeden önce sanıkların şirketi kapatıp adresten ayrıldığı, çeklerin bankaya ibrazında karşılıksız çıktığı, sanıkların hakkında ayırma kararı verilen diğer şahıslarla birlikte hareket ederek belirli bir ticari faaliyet içersinde daha sonra gerçekleştirecekleri suçlar için güven sağlamak için ilk yapılan alış verişlerde hiç aksama yapmayarak ödemeleri yerine getirdikleri, ancak piyasada belirtilen güveni sağladıktan sonra alabilecekleri en yüksek miktarda ve nakit ödeme yapmaksızın ileri vadeli çekler vererek sonrasında ödemeyip kaçtıkları iddia edilen olayda; sanıklardan …’nın çekler ile ilgili borcu kabul etmesi ve ekonomik sıkıntı nedeni ile ödeyemediğini beyan etmesi, sanık …’in işlerinin kötü gitmesi üzerine bankalardan aldığı çek karnelerinin tamamını kullanmayıp bir kısmını bankalara iade etmiş olması, yapılan icra takiplerine herhangi bir itirazın olmaması, müdahillerden çek karşılığı mal alırken karşılıksız çıkan söz konusu çekleri verme dışında başkaca hileli davranışlarda bulunduğuna dair delil bulunmadığından sanıkların beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısı, katılan … vekili ve katılan … …Tic. Ltd. Şti vekili yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.