YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6691
KARAR NO : 2014/21849
KARAR TARİHİ : 23.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın evlenmek istediğini çevresine söylediği ,…’ın da Köyceğiz … köyünde evlenecek bir kız olduğunu duyduğunu söyleyerek katılanla birlikte köye gidip kızı gördükleri, katılanın dosyası tefrik edilen… isimli kızı beğenmesi üzerine evlenmeye karar verip birlikte …’ya gidip kıza eşlik eden sanıklar …ve … ile birlikte Nurgül isimli kız için 3 adet Adana burması altın bilezik, bir adet altın zincir ve iki tane altın nişan yüzüğü alıp 2400TL masraf yapıp sanıkları orada bırakıp …’a döndüğü, akabinde sanıklar … ve …’ın Köyceğiz’den …’a katılanın evini görmeye gelmek için katılandan 150TL para istedikleri, katılanın 150TL yi sanık …’nın PTT hesabına yolladığı, sanıkların katılanın ev ortamını görüp beğenerek bu iş olur dedikleri ve hep birlikte evlilik hazırlığı için Özen sarrafiyeye giderek 3 adet daha Adana burma bilezik ve bir çift küpe aldıkları, sanıklar … ve …’nın kuyumcudan nikah işlemleri için hükümet konağına gitmek üzere yanlarından ayrıldıkları, …’ün de katılana bu alışverişte eşlik eden tanık …’ya karnının ağrıdığını, tuvalete gitmek istediğini söylediği ve lavaboda katılanın aldığı toplam 6 adet Adana burmasının yerine sahtelerini koyduğu ve daha sonra bu iş olmayacak diyerek sahte altın bilezikleri katılana verip olay yeriden uzaklaştığı, sonrasında tüm sanıkların ortadan kaybolduğu sanıklar … ve …’ın evlendirme vaadi ile kandırmak suretiyle katılanın Nurgül isimli kıza altın takmasını sağlayarak daha sonrada bu işten vazgeçtiklerini söyleyip altınları sahteleri ile değiştirmek suretiyle katılanı dolandırdıkları ve bu suretle menfaat temin ettikleri oluş ve dosya kapsamından anlaşılmakla;
A-Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde, mahkemenin sübutu kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-İddianamede ve mütalaada 58. maddenin gösterilmemiş olması, duruşma esnasında sabıka kaydının da okunmamış olmasına rağmen sanık hakkında usulüne uygun bir şekilde ek savunma hakkı verilmeden TCK 58. maddede düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanması,
2-Sanığın sabıka kaydında tekerrüre esas şekilde; Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesi 2001/193 E, 2002/174 K. 29/03/2004 kesinleşme tarihli, 03/02/2006 infaz tarihli 1 yıl 9 ay hapis cezasının bulunmasına karşın, daha az cezayı içeren Köyceğiz SCM 2006/86 E, 2007/145 K 6 ay hapis cezasının tekerrüre esas kabul edilerek TCK 58. maddenin uygulanmasında esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23/12/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.