YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6571
KARAR NO : 2017/632
KARAR TARİHİ : 31.01.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişiler ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar 25/10/2010 tarihli dava dilekçeleri ile … mahallesi 8926 ada 4 parsel numarası ile arsa niteliği ile Hazine adına kayıtlı 164 m² yüzölçümündeki taşınmazın, davacılarla davalıların ortak kullanımında olduğu halde, davalılar adına şerh verildiğini belirterek, taşınmazın hisseli olarak taraflar adına şerhine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne, …. ili, … ilçesi, …. mahallesi 8926 ada 4 sayılı parselde Hazine adına tescil edilmiş taşınmazın beyanlar hanesine “bu taşınmaz 1995-1996 yıllarından itibaren .. …. çocukları …, …, … ve ölü …’ün eşit oranlarda zilyetliğindedir” ibaresinin eklenmesine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapuda şerh verilmesi istemine ilişkindir.
Yörede 1948 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdidi, 1977 yılında yapılmış 2. madde uygulaması, 27/02/1989 tarihinde ilân edilen sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve sınırlaması yapılan ormanlarda 2/B çalışması 1957 yılında yapılan genel arazi kadastrosu vardır. Taşınmaz orman ve 2/B madde uygulamaları kapsamında değildir, kullanım kadastrosu ve güncellemeye de konu olmamıştır.
1) Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalı gerçek kişilerle Hazinenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı kişilerin, davacılar lehine; verilen şerhe davalı Hazinenin ise davacılarla davalılar lehine zilyedlik şerhi verilmesi yönündeki temyiz itirazlarına gelince;
Çekişmeli 8926 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 1391 parsel sayılı orman niteliğindeki taşınmazın ifrazından oluşan 1832 parselde yapılıp 04/09/2012 tarihinde kesinleşen imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli olduğu, 1832 sayılı parselin tapu kaydına 2/B şerhi konulmuş ise de; ifraz parseli olan, Hazine adına tapuda kayıtlı 8926 ada 4 sayılı parselin orman veya 2/B sahasında kalmadığı, bu parselle ilgili herhangi bir 2/B şerhi ya da davalılar lehine yapılmış bir tespit ve şerhinin bulunmadığı, 2/B sahası olmadığından 5831 sayılı Kanunla 3402 sayılı Kadastro Kanuna eklenen 4. madde gereğince bir kullanım kadastro çalışmasının da yapılmadığı, taşınmazın geldisinin 1957 yılında oluşan kadastro parseli olması nedeniyle, 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde yazılı, kadastro öncesi nedene dayalı, 10 yıllık süre içinde tespit ve tescile ilişkin bir talepte bulunma hakkının da geçirildiği, yine 3402 sayılı Kanunun 19. maddesi gereğince şerhe ilişkin taleplerin genel mahkemeden istenemeyeceği anlaşılmaktadır.
O halde, hiç bir açıdan dinlenme imkanı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken; dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeler ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı gerçek kişiler ve Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile 2. bendin kapsamında kalan temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 31/01/2017 günü oy birliği ile karar verildi.