Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/20311 E. 2017/2998 K. 06.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20311
KARAR NO : 2017/2998
KARAR TARİHİ : 06.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat Aidiyetinin Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili; … ada …parsel sayılı taşınmazın vekil edeninin murisi adına … hisse oranında kayıtlı olduğunu, vekil edeninin dava konusu taşınmaza 3 katlı binayı zaman içerisinde yaptığını, 3. katını ve çatısını miras bırakanın ölümünden sonra ,2. katını 1984-1985 yıllarında, zemin katını ise dedesinden aldığı para ile yaptırdığını, esasında taşınmazın da vekil edeninin dedesi tarafından 4 yaşında iken müvekili adına alındığını belirterek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve müvekkili adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın vekil edenine ait olduğunun tespiti ile değerinin mirasçılardan payları oranında alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir.
Davalılardan …, …, … ve…, 09/02/2012 tarihli oturumda, davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Davalılardan …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;…ada … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki dava konusu binanın zemin kat(1. Kat) dışındaki 2. Kat ve 3. Katların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, davacının tescil ve fazlaya ilişkin diğer taleplerinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafında temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptal ve tescil ile muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
Taşınmaz üzerindeki muhdesatın tespiti davaları kendine özgü davalardan olup, dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Muhdesat tespiti davalarında ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan diğer tüm tapu maliklerinin veya tapu kayıt malikinin mirasçılarının davada taraf olarak yer almaları zorunludur.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya içeriğindeki tapu kaydının incelenmesinde, dava konusu muhdesatın üzerinde yer aldığı … ada… parsel sayılı taşınmazın tapu malikinin mirasçıları dışında davada yer almayan başka kişiler adına da paylı olarak kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer deyişle, tüm kayıt maliklerinin davada yer almadığı, husumetin sadece bir paydaşa yöneltildiği, dolayısı ile taraf teşkilinin (zorunlu taraf katılımının) sağlanmadığı görülmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere dava açılırken taraf teşkili sağlanmamış ise de; paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu HMK’nun 124. maddesinde belirtilen tarafta iradi değişiklik durumunun bulunmadığı ve bu sebeple davalının taraf eklenmesine rızasının gerekmediği gözetilerek; davacı tarafa bu konuda süre ve imkan tanınması gerekirken, mahkemece taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. O halde mahkemece yapılması gereken, taraf teşkilinin sağlanması, davaya katıldıkları takdirde delillerini sunmaları konusunda kendilerine süre ve imkan tanınması, savunmaları doğrultusunda delillerin toplanması, ondan sonra, iddia ve savunma çerçevesinde toplanacak tüm deliller birlikte tartışılıp değerlendirilerek istek hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde iadesine 06.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.