Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/3002 E. 2017/2797 K. 02.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3002
KARAR NO : 2017/2797
KARAR TARİHİ : 02.03.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ve davacı taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı vekili, haciz sırasında borçlunun eşi …’ın, haciz yapılan evin kızı …’a ait olduğunu bildirerek istihkak iddiasında bulunduğunu, hacze konu mahcuzların borçluya ait olduğunu, borçlu ile üçüncü şahsın alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlem yaptıklarını belirterek, davanın kabulü ile 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı üçüncü kişi … vekili, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine karşın duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir.
Davalı borçlu; haciz uygulanan taşınmazın … tarafından möbleli olarak davalı 3.kişi …’ndan kira sözleşmesi ile kiralandığını ve kira bedelinin … tarafından dekont karşılığı ödendiğini, haczedilen malların davalı 3.kişiye ait olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, haciz yapılan taşınmazın takip borçlularından … Sistemleri San.Tic.Ltd.Şti’ ne ait iken, 26/06/2009 tarihinde davalı 3.kişi …’na satıldığı, 3.kişi tarafından borçlulardan… Sistemleri…Ltd. Şti. yetkilisi ve ortağı olan …’ın kızı …’a mobilyalı olarak kiraya verildiği, yapılan bu işlemin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı borçlu ve davalı … vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
İstihkak davasının dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz.
Somut olayda, dava konusu 17.9.2013 tarihinde yapılan haciz sırasında 3. kişi yararına istihkak iddiasında bulunan …’ın borçlunun eşi olduğu, anılan şahsın üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı sabittir. Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, 3.şahıs tarafından usulüne uygun yapılmış bir istihkak iddiası bulunmamaktadır. O halde davacı alacaklının İİK 99.maddesi hükümlerine göre istihkak iddiasının reddi davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından 6100 sayılı HMK nun 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı borçlu … vekili ile davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde iadesine 2.3.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.