YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8490
KARAR NO : 2017/2489
KARAR TARİHİ : 08.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı karar verilmesine yer olmadığı dair verilen hükmün süresi içinde davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 08.09.2014 tarihinde ….’da meydana gelen …’nin kullandığı … plakalı aracın da karıştığı trafik kazasında maddi hasar ve yaralanma meydana geldiğini, davalıların bu olay sebebi ile hukuken sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, ….000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan, ….000 TL manevi tazminatın … ile …’den tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin kazadan önce aracı … ….ye sattığını dolayısıyla sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacının maluliyet oranına ilişkin raporun kati olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …Ş. vekilleri, Adli Tıp Kurumu tarafından kusur incelemesi yapılması ve maluliyet oranı ve zarar oranının belirlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Dava devam ederken, davalı …Ş. vekili 02.06.2015 tarihli maddi tazminatla ilgili ibraname ve sulh protokolü ibraz etmiş; davacı vekili de davadan sonra ödeme yapıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; ödeme nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Her ne kadar davacı … vekili ile davalı …Ş. vekili arasında 02.06.2015 tarihli ibraname ve sulh anlaşması yapılmış ve buna göre mahkemece davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş ise de davacı … dava dilekçesinde davalı …Ş.’den sadece maddi tazminat talebinde bulunmuş olup, manevi tazminat talebi bulunmamaktadır. Davacı … vekili ile davalı …Ş. vekili arasındaki 02.06.2015 tarihli ibraname ve sulh anlaşması, maddi tazminata ilişkindir. Davacı …’in manevi tazminat talebi ise diğer davalılar … ve …’ye yöneliktir. Davacı …’in davalı …Ş.’ye yönelik manevi tazminat talebi olmamakla davalı …Ş.’nin kendisine yönelik olmayan manevi tazminat hususunda ibraname ve sulh anlaşması yapması mümkün değildir. Bu durumda, manevi tazminata ilişkin davanın diğer davalılar … ve …’ye yönelik devamı gerekirken, manevi tazminata ilişkin dava hakkında da karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi isabetli olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 08.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.