Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/1110 E. 2017/3763 K. 16.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1110
KARAR NO : 2017/3763
KARAR TARİHİ : 16.03.2017

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayetin Kaldırılması

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün vasi … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Vasi, adayı dilekçesinde, 78 yaşındaki babasının son 7-8 senedir ailesinden uzakta yaşadığını, bu süreçte birçok kez kötüniyetli kişiler tarafından aldatılarak elinden imza alınıp menkul ve gayrimenkul mallarının başka kişilere devredildiğini, yine kendisine birçok kez imam nikahlı olarak evlenme vaadiyle yaklaşan ve mallarını tasarruf etmek isteyen kişilerin olduğunu ve birçok mal varlığını devraldıklarını, babasının artık belirli bir yaşın üzerinde olup gerek kendisine yaklaşan insanların niyetini anlamakta, gerekse malvarlığına ilişkin işlerin yürütülmesinde gerekli idraka sahip olmadığını belirterek, kısıtlı adayına vasi olarak tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, bu istem kabul edilerek …’in kısıtlanmasına, kendisine oğlu …’in vasi olarak atanmasına karar verilmiştir. Kısıtlı … 16.03.2017 tarihli dilekçesi ile kısıtlılık halinin sonlandırılarak vesayetin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, …’in TMK 408 maddesi gereğince kendi talebi doğrultusunda kısıtlanmasına karar verildiği, kısıtlının kendi iradesi ile kısıtlılık halinin sona erdirilmesini talep ettiği, fiil ehliyetinin asıl olup yine kısıtlananın … Adliyesinde gerek davalı gerekse davacı olduğu birçok dosyası ile çok sayıda taşınmazının bulunduğu, fiil ehliyetinin kaldırılmış olmasının şu aşamada kısıtlananı maddi ve manevi külfet altına sokacağı gerekçesi ile kısıtlılığın kalktığının tespitine, …’in vasilik görevinin sonlandırılmasına karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, … Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Kurulu’nun 19/09/2014 tarih 2014/165 nolu raporunda vesayet altına alınmak istenen …’de orta düzeyde bilişsel fonksiyon bozukluğu olup, yaşam aktivitelerinin bir çoğu için yönlendirme ve destek gerektirecek düzeyde bozulma olduğu, mevcut hastalığının iyiyi kötüden, yanlışı doğrudan ayırt edebilmesine ve menfaatleri doğrultusunda hareket edebilmesine mani olacak mahiyet ve düzeyde olması nedeniyle TMK 408 md. kapsamında vasi tayininin gerekli olduğunun bildirildiği görülmüştür. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, kısıtlı, duruşmadaki beyanında, … adliyesinde davacı ve davalı olduğu birçok dosyalarının bulunduğunu açıklamış, vasi ise, aynı celsede, bir sene içinde yüklü parayı gereksiz yere harcadığını, kandırılarak zarara uğratıldığını, 600.000 TL borcu bulunduğunu, icralık dosyalan olduğunu söylemiş, temyiz dilekçesinde dosya numaraları da bildirmek sureti ile kısıtlıyı zarara uğratan birkısım işlemleri açıklamıştır. Bu açıklamalar dikkate alınarak Mahkemece kısıtlının tekrar tam teşekkülü bir sağlık kuruluşuna sevki ile rapor alınıp temyiz dilekçesinde geçen davalılar incelenip, tarafların bu konudaki gösterecekleri tanık dahil olmak üzere kanıtları toplanıp sonucuna göre TMK’nun 405 ve 406. maddeleri kapsamında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile yerinde olmayan gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isbetsiz, temyiz itirazları bu nedenlele yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 16.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.