YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6975
KARAR NO : 2017/3247
KARAR TARİHİ : 09.03.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın, Dairemiz’in 22.10.2015 gün ve 2014/15142 Esas, 2015/18936 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, vekiledeni aleyhine 24/04/2012 tarihinde başlatılan takipte icra emrinin 02/05/2012 tarihinde tebliğ edildiğini, 10/06/2011 tarihinde 5.000,00 TL, 01/07/2011 tarihinde 5.000,00 TL ve 21/03/2012. tarihinde ise 7.050,00 TL’nin alacaklının hesabına havale edilmesine rağmen ödemeler dikkate alınmadan icra emrinin tanzim edildiğini belirterek icra emrinin iptali ile yapılan ödemeler hesaplanarak yeni bir icra emri düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme’ce hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun sonuç bölümünün 2 nolu fıkrasında yapılan hesaplama ( dosyaya sunulan banka dekontlarından sadece 21/03/2012 tarihli “… … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/81” açıklama şerhli 7.050,00 TL ödemenin takibe konu borçla ilgili olduğu, 7.050,00 TL’nin mahsubu ile 8.262,33 TL bakiye tazminat alacağının bulunduğuna ilişkin hesaplama) kabul edilerek icra emrinin düzeltilmesine karar verilmiştir. Hüküm, borçlu vekilinin temyizi üzerine; Daire’nin 2014/15142 Esas ve 2015/18936 Karar 22/10/2015 tarihli kararı ile alacaklı vekilinin beyanında belirttiği üzere şirket hesabı ile ilgili banka hesap hareketlerine ilişkin ekstrelerin istenerek, dekontlara uyan ödemelerin hesaptan çekilip çekilmediği hususu araştırılarak takipten önce hesaptan para çekildiğinin anlaşılması durumunda icra takibi yapılmasının haklı olmadığı, hesaptan para çekilmemiş ise icra takibi yapmakta haklı olduğu ve bu durumda da asıl alacağa faiz, vekalet ücreti ve icra masrafı yürütülebileceği düşünülerek (6098 sayılı T.B.K’nun 100. maddesi de göz önünde bulundurularak) gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Alacaklı vekilinin, yerel mahkeme kararının onanması gerektiğine ilişkin karar düzeltme istemi üzerine dosya yeniden incelendi.
İİK’nun 33/1. maddesinde; icra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icranın geri bırakılmasına karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda;borçlu tarafından dosyaya ibraz edilen Garanti Bankasının 01/07/2011 tarihli, 5000,00 TL tutarlı ve “… adına yatan” açıklama şerhi içerir dekontu ile aynı Bankanın 10/06/2011 tarihli 5000,00 TL tutarlı ”borca istinaden”açıklama şerhli dekontunda takibe dayanak ilama veya ilam alacaklısına herhangi bir atıfta bulunulmadığı ve ilam borcuna mahsuben yapıldığı iddia edilen iş bu ödemelerin alacaklı vekilince kabul edilmediği de nazara alındığında yerel Mahkeme hükmünün onanması gerekirken bozulduğu anlaşılmakla! alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmiştir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 2014/15142 Esas, 2015/18936 Karar ve 22/10/2015 tarihli bozma ilamının kaldırılmasına, Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddesi uyarınca ONANMASINA, 60,80 TL peşin karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyene iadesine ve 31,40 TL onama harcının da davacıdan alınmasına 09.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.