Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/13257 E. 2017/2103 K. 20.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13257
KARAR NO : 2017/2103
KARAR TARİHİ : 20.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Orman Yönetimi 19/12/2012 harç tarihli dilekçesiyle, … Mahallesi, 311 parsel nolu taşınmazın kısmen kesinleşmiş orman kadastro sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek taşınmazın orman olan kısmının tapusunun iptalini, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, …. mahallesi, 135 ada 158 parsel (eski 311 parsel) sayılı taşınmazın, kadastro mühendisi fen bilirkişisi … ve orman mühendisi bilirkişiler … ve ziraat mühendisi … tarafından düzenlenen 03/04/2014 düzenleme tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile işaretli 6574,69 m2’lik kısmının (bölümünün) tapu kaydının iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, bilirkişi raporunda (B) ve (C) harfi ile işaretli olan kalan kısımların ise önceki malikleri üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1982 yılında 6831 sayılı Kanunun 1. maddesne göre orman kadastrosu ile 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulamaları birlikte yapılarak 20/10/1982 tarihinde ilan edilmiş, daha sonra 1993 yılında ilan edilerek kesinleşen sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ile bu ormanlarla daha önceden sınırlandırması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Kanununun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/380-645 sayılı orman tahdidine itiraz davasına ilişkin kararla taşınmazın kısmen orman sınırları içine alındığı ve bu kısma ilişkin mahkemece kabul kararı verildiği anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 20/03/2017
günü oy birliği ile karar verildi.