Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/14176 E. 2017/3383 K. 07.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14176
KARAR NO : 2017/3383
KARAR TARİHİ : 07.03.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının tahsili ve teminat senedinin iadesine veya geçersizliğine karar verilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi, davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07/03/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Asil … ile karşı taraf adına Avukat Berna Sema Ulusoy geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın ve asilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 01.01.2004-30.03.2009 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, çalışmasının kesintisiz olduğunu, iş akdine haklı bir neden olmaksızın son verildiğini, garanti ücrete ilaveten sefer primi ile çalıştığını, aylık ortalama 2 seferi başarı ile gerçekleştirdiğini, sefer başına ortalama 500 Euro sefer primi ödendiğini, çalışmaya başlarken boş bir teminat senet imzalatıldığını, iş akdi feshedildikten sonra talep etmesine rağmen teminat senedinin iade edilmediğini ve işçilik alacaklarının da ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsili ile teminat senedinin iadesine bunun mümkün olmaması halinde ise iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacıın müvekkilin çalışanı olmadığını ve davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Davacı, 01.01.2004 tarihinde işe başladığını iddia etmiş; davalı ise davacının kendi çalışanı olmadığını savunmuştur.
Sigortalı hizmet cetveli incelendiğinde davacının 01.05.2004 tarihinde davalı nezdinde çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça, kayden çalışma bildirilen tarihten daha önceki bir tarihte çalışmaya başladığı iddia olunmuş ise de, bu iddia ispatlanamamıştır.
Bu nedenle davacının işe giriş tarihi olarak kayıtlarda görülen 01.05.2004 tarihinin esas alınarak bütün hesaplamalar bu tarihe göre yapılmalıdır.
3- Yukarıdaki bentte belirtildiği üzere; davacı, 01.05.2004 tarihinde işe başlamış olup, iş akdi 30.03.2009 tarihinde sona erdiğinden 5. yılını doldurmadığı ortadadır.
Bu nedenle 5. yıl için yıllık izne de hak kazanmamış olup, önceki 4 yıllın yıllık izinlerini de kullandığı dikkate alınarak, yıllık izin ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne hükmedilmesi de hatalıdır.
4- Ücret miktarı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı, asgari ücrete ilaveten sefer primi ile çalıştığını ve ayda ortalama 2 sefer yaptığını iddia etmiştir. Davalı ise sefer priminin ücrete dahil edilerek yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, ücret bordrolarına itibar edilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının asgari ücrete ilaveten sefer primi ile çalıştığı ve ayda ortalama 2 sefer yaptığı kabulü ile hesaplama yapılmıştır.
Davacının asgari ücret + sefer primi ile çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu yöndeki hesaplamada bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak ücret miktarı belirlenirken ayda ortalama 2 sefer yaptığı yönündeki kabul afakidir.
Dosya içerisinde davacıya ait yurda giriş ve çıkış kayıtları bulunmakta olup, davacının son bir yılda yaptığı sefer sayısı tespit edilerek 12’ye bölünmek sureti ile sefer sayısı tespit edilmeli ve hesaplama buna göre yapılmalıdır. Yanılgılı değerlendirme ile ücret miktarının yazılı şekilde belirlenmesi de hatalıdır.
5- Davacı asgari ücrete (garanti ücret) ilaveten sefer primi ile çalıştığını ve asgari ücretlerinin eksik ödendiğini ileri sürerek alacak talebinde bulunmuştur.
Mahkemece ücretin ödendiğini ispat yükünün davalıya ait olduğu ve davalının da bu durumu ispatlayamadığı gerekçesi ile talep edilen miktar ile sınırlı olarak alacak hüküm altına alınmış ve tespit hükmü kurulmuştur.
Davalı tarafça dosyaya imzalı ücret bordroları sunulmuş olup, bu bordrolar davacı asile gösterilip beyanı alındıktan ve bordrolarda tahakkuk ettirilen miktarların banka kanalı ile ödenip ödenmediği araştırıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
6- Dava dilekçesinde işe girişte imzalı boş bir senet alındığı ve iş akdi sona erdirildiğinde bu senedin iadesinin istenmesine karşın iade edilmediği iddia edilerek senedin iadesine veya iptaline hükmedilmesi talep edilmesine karşın; mahkemece, bu talebe ilişkin olarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de hatalı olup, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarı açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 07.03.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.