Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2016/3277 E. 2017/1026 K. 05.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3277
KARAR NO : 2017/1026
KARAR TARİHİ : 05.04.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı ile birleşen davada davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında 15.06.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, yüklenici olan davalının sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirmediğini ileri sürerek; sözleşmenin feshine, cezai şart ile maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili, taraflar arasında 15.06.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, yüklenici olan davalının sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirmediğini ileri sürerek; sözleşmenin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl ve birleşen davadaki sözleşmenin feshi davasının davalı müteahhidin temerrüdü nedeniyle yerinde olduğu ancak, asıl davada menfi zararlar yönünden ise davacı vekilinin 11.12.2013 tarihli dilekçesi ile davaya sadece sözleşmenin feshi davası olarak devam edilmesini istemesi ve karar celsesinde sözleşmenin iptali davası dışındaki tüm taleplerinden feragat etmesi nedeniyle bu taleplerin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.06.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı ile birleşen davada davacılar vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalı ile birleşen davada davacılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.