Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/10021 E. 2016/5221 K. 07.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10021
KARAR NO : 2016/5221
KARAR TARİHİ : 07.09.2016

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralananda meydana gelen patlama nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini ve kira alacağının tahsili istemi ile açılmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 08.09.2009 tanzim tarihli, beş yıl süreli ve yıllık 2.000 USD bedelli kira sözleşmesi düzenlendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafından 03/01/2013 tarihinde sunulan dava dilekçesinde açılan dava ile; Tarafına ait evin arkasında bulunan ve evin müştemilatı sayılan yerin davalı tarafından 08.09.2009 tarihinde yıllık 2.000 USD bedelle kiralandığını, kiralanan yerde davalı tarafından kule yapıldığını ve kule faaliyete geçtikten sonra davalının ilk yıl kira bedeli olarak 2.000 USD’nin karşılığı 3.000 TL’yi ödediğini, 2012 yılında kulede meydana gelen patlama ile kulenin zarar gördüğünü, mahallinde Savcılık tarafından yaptırılan tespit ile 6.000 TL maddi zararının ortaya çıktığını ancak davalının kira bedeli ödemediği gibi zararını da karşılamayarak kira sözleşmesini tek taraflı feshettiğini bildirir ihtarname gönderdiğini beyanla uğradığı 6.000 TL zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında da hasarın ödenmesi ve bir yıllık kiranın tahsili için dava açtığını bildirmiştir. Davalı vekili, davacının iddia ettiği gibi kira alacağı bulunmadığını, davalı şirketin baz istasyonunu hedef alan muhtemelen terör kaynaklı bir saldırı yapıldığını ancak davalının bu olaydan dolayı kusuru, kastı ya da ihmali bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalının sorumluluğunu gerektirecek kusurlu bir davranışı bulunmadığı, davacının iddia ettiği zararların karşılanması için 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Kaynaklanan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun gereğince, idari makamlara başvurması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nun 2.maddesine göre “dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. 6100 Sayılı HMK.nun 4/1-a maddesine göre ise “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine ya da re’sen gözetilmesi gerekir.
./..

Olayımızda, davacının taleplerinden bir kısmı kira ilişkisine dayalı olarak kira alacağının tahsili niteliğinde olup dava tarihi itibarıyla bu uyuşmazlıkta görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Bu sebeple mahkemece, davacının istek kalemleri ayrıntılı olarak açıklattırılarak, kira alacağına ilişkin talep hakkında bu davanın tefriki ile sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken her iki isteme ilişkin işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmediğinden hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 07/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.