YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9447
KARAR NO : 2016/5204
KARAR TARİHİ : 07.09.2016
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti ve istirdat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti ve istirdat istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 110.340,18-TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının gönderdiği 13.03.2013 tarihli ihtar sonrası tahliye tehdidi altında kaldığını ve sayılı dosyası ile kiracılığın tespiti davası açtığını, dava sonuçlanmadan davalı ile sulh olduklarını ve 31.05.2013 tarihinde taşınmazı tahliye ettiğini, belirterek 28.03.2013 tarihi ile 31.05.2013 tarihleri arası aylık kira bedelinin tespiti ile bu dönem için fazladan ödenen 110.355,00-TL nin davalının temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının kiracılık sıfatının sona erdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 818 Sayılı Borçlar Kanunu ile 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, bu Kanunlardaki kira ilişkisinden kaynaklanan ihtilaflara ilişkin düzenlemeler, Kanunun dördüncü bölümünde sıralanmıştır. Kiralanan yerin gayri musakkaf vasıfta olması halinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 299. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenen Genel hükümlere tabi yerlere ilişkin kira sözleşmesi hükümleri ,kiralanan yerin musakkaf vasıfta olması halinde ise aynı kanunun 339. ve devamı maddelerinde düzenlenen konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerine ilişkin kanun maddeleri uygulanacaktır.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 327. maddesinde yer alan düzenlemeye göre genel hükümlere tabi kira sözleşmelerinde kira sözleşmesinin başlangıcı ve süresi belli ise kira sözleşmesinde sürenin dolması ile kira sözleşmesi kendiliğinden sona erer. Kiraya veren sözleşmenin bitim tarihinden itibaren bir ay içinde dava açarak süre bitimi nedeniyle tahliye talep edebilir. Belirli süreli kira sözleşmelerinde belirlenen sürenin dolması halinde taraflar arasında açık bir anlaşma olmaksızın kira ilişkisi sürdürülürse kira sözleşmesi belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür. Genel hükümlere tabi kira sözleşmelerinde belirli süreli kira sözleşmesinin süresiz hale gelmemesi için kiraya veren kira süresi bitmeden veya dava açma süresi içinde kira sözleşmesini yenilemeyeceğine dair ihtarname tebliğ ettirirse kira sözleşmesi yenilenmeyeceği gibi süresiz hale de gelmez. Bu durumda her zaman süre bitimi nedeniyle tahliye davası açılabilir.
./..
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun Sayılı kararında da kabul edildiği gibi dava konusu taşınmazın niteliği, itibariyla Türk Borçlan Kanunu’nun adi kiraya ilişkin hükümlerinin mi yoksa konut ve çatılı iş yeri kiralarına ilişkin hükümlerinin mi uygulanacağı yönünden önem taşımaktadır.
Somut olayda; Davaya konu kiralanan, davacı kiracıya 26.02.2010 tarihinde, 3 yıllık sözleşme ile kiraya verilmiştir. Kiralanan açık otopark olduğundan Türk Borçlan Kanun’unun genel hükümlerine tabi olup, kiraya veren 13.03.2013 tarihinde gönderdiği ihtarname ile de sözleşmenin yenilenmeyeceğini bildirdiğine göre, süre sonunda sözleşmenin sona erdiğinin kabulü gerekir. Mahkemece yapılacak iş; Sözleşmenin sona erdiği tarihten sonra kiracı kullanımının ecrimisil gerektirdiği gözetilerek, sözleşmenin sonu olan 26.02.2013 tarihinden tahliye tarihi olan 31.05.2013 tarihine kadar geçen süre için talep edilebilecek ecrimisil bedeli hesaplanarak, yapılan fazla ödeme varsa iadesinin yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.