YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/846
KARAR NO : 2017/1079
KARAR TARİHİ : 21.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihinin; tefecilik suçunda kazanç elde etmek amacıyla ödünç paranın verildiği tarih, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği gün olduğu ve uygulanacak hükümlerin belirlenmesine etkisi bulunduğu nazara alındığında, faiz karşılığı ödünç para aldığını beyan eden mağdurlardan parayı aldıkları tarihlerin ayrıntılı olarak sorularak dosya arasında bulunan senet tanzim tarihlerinin borç alındığı tarihler olup olmadığının açıklattırılması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Mağdurların, sanık …’den faizle ödünç para alıp karşılığında senet verdikleri, sanığın babası olan sanık …’nın da borcun tahsilini yaparak alınan senetleri icraya koyması şeklinde sübut bulan olayda, kazanç karşılığı ödünç para verilmesiyle tamamlanan tefecilik suçuna TCK’nın 39. maddesindeki açık düzenleme uyarınca suçun kanuni tanımında yer alan fiili gerçekleştirmeyen, ancak suç işlemeye teşvik eden veya suç işleme kararını kuvvetlendiren veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat eden, suçun nasıl işleneceği hususunda yol gösteren veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlayan, suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştıran kimselerin “suça yardım eden” olarak sorumlu tutulabilecekleri hususu gözetilmeden hüküm kurulması,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.