Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/23824 E. 2017/6021 K. 23.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23824
KARAR NO : 2017/6021
KARAR TARİHİ : 23.03.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işveren yanında 04.04.2010-01.08.2013 tarihlerin arasında çalıştığı, her gün 09:00’da mesaiye başladığı …:00’ye kadara çalışmalarını sürdürdüğü, ayda birkaç sefer cumartesi günleri …:00’dan …:00’e kadar çalıştığı ancak fazla mesai ücretlerini alamadığı bu sebeple iş sözleşmesini feshettiğini bildirerek kıdem, fazla mesai ücretleri toplamının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, fazla mesainin söz konusu olmadığını, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması sebebi ile davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu kıdem tazminatı ve fazla çalışma alacaklarının kabulüne karar verilmesi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde karar, davacı işçinin çalıştığı bankanın açılış-kapanış saatlerinin emniyetin bilgisinde olduğu, fazla çalışma alacağının bu belgelere göre değerlendirilmesine yönelik olarak bozulmuş; anılan bozma ilamına uyulmakla alınan bilirkişi ek raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
…-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
…-Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince de, sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 tarihli ve …/… sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun ….07.2006 tarihli, 2006/…-508 esas, 2006/521 sayılı kararı).
Somut olayda, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde bozma ilamında belirtilen ve bozma sonrası Pamukkale İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından bildirilen davacı işçinin çalıştığı bankanın açılış-kapanış saatleri değerlendirilmeksizin – bozma gerekleri yerine getirilmeyerek – karar verildiği anlaşılmıştır. Hal böyle iken mahkemece, bozmaya uyulmakla gerçekleşen usuli kazanılmış hak nazara alınarak, hükmüne uyulan bozma gereklerinin yerine getirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ….03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.