YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1178
KARAR NO : 2017/2991
KARAR TARİHİ : 02.03.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ücret, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, asgari geçim indirimi, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı iş yerinde 1996 yılından itibaren çalışmaya başladığını, 1997 yılında … programın yapım ve sunumunu yaptığını, 13/05/2010 tarihinde müvekkilinin işine son verildiğini, son maaşının 1.500 TL olduğunu, 1996 yılında işe başlamasına rağmen 1999 yılında sigortasının yapıldığını ve kesintisiz çalışmasına rağmen bazı dönemlerde sigorta primlerinin yatırılmadığını iddia ederek, kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil, asgari geçim indirimi, yıllık izin ve ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemenin ilk kararı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 09/07/2014 tarih ve 2014/7857 Esas, 2014/15783 Karar sayılı ilamıyla “Dosya içeriğinden, davacı tarafından aynı davalılar aleyhine hizmet tespiti davası açıldığı ve bilirkişi tarafından hesaplamada dikkate alınan 1996-1999 dönemleri arasındaki çalışmanın ihtilaflı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece, açılan bu hizmet tespiti davası bekletici mesele yapılmamış sonucu beklemeden hüküm kurulmuştur. Hizmet tespiti davası sonucu verilerek karar bu davayı etkileyeceğinden mahkemece sonucu ve verilecek kararın kesinleşmesi beklenmeli çıkacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.” gerekçesiyle sair yönler incelenmeksizin bozulmuştur.
Yerel mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 sayılı HMK.nun 33. maddesi uyarınca “Hâkim, Türk hukukunu resen uygular”. Uygulanacak hukuk kuralının da olaya uygulanabilmesi ve uyuşmazlığın bu kural kapsamında kalması gerekir.
5953 sayılı Basın İş Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca “Bu Kanun hükümleri Türkiye’de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunundaki “işçi” tarifi şümulü haricinde kalan kimselerle bunların işverenleri hakkında uygulanır. Bu Kanunun şümulüne giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlara gazeteci denir”.
Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı işverene ait TV kanalında program yapımcısı ve sunucusu olarak çalışmıştır. Davalının basın faaliyeti ile iştigal ettiği, davacının da program yapımcısı ve sunucusu olarak fikir ve sanat işi kapsamında çalıştığı, basın çalışanı olduğu ve Basın İş Kanunu kapsamında kaldığı, davacının tazminat ve işçilik alacaklarının bu yasa hükümleri dikkate alınarak hesaplanması ve hüküm altına alınması gerektiği açıktır.
Mahkemece davalının lehine oluşan usuli kazanılmış hak da gözetilerek, davacının Basın İş Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, davacının kapsamında kalmadığı 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre tazminat ve alacaklarının belirlenerek hüküm altına alınması hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.