YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3868
KARAR NO : 2017/4174
KARAR TARİHİ : 16.03.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 4.4.2010 tarihinde davalı şirket tarafından işletilen otelde kasap asistanı olarak çalışmaya başladığını, 06.11.2011 tarihine kadar burada çalışmaya devam ettiğini, davacının 23.10.2013 tarihinde sezon sonu nedeniyle çıkışının verilmek istendiğini, davacının davalı iş yerinde haftanın 7 günü çalıştığını, resmi ve dini bayramlarda izin kullanamadığı, davacının günlük en az 10 saat çalıştığını, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında ise 12-13 saat çalıştığını, davacının en son ücretinin 1.494,00 TL. olduğunu, iş akdinin haklı nedenlerle davacı tarafından feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram-genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının toplam iki sezon mevsimlik işçi olarak çalıştığını, 2011 sezon sonunda tüm sezonluk işçiler gibi iş akdinin askıya alındığını, ancak davacının kötü niyetli olarak bir ay sonra Alanya 1. Noterliğinin 8.12.2011 tarih, 12089 yevmiye numaralı ihtarnamesini çekerek bir takım alacaklarının eksik ödendiğini söyleyerek iş akdini feshettiğini, davacının 2012 yılı sezon başında 1.3.2012 tarihinde en geç 2.4.2012 tarihinde işe başlaması için davet edildiğini, ancak davacının SSK kayıtlarından başka bir yerde çalışmaya başladığını öğrendiklerini, davacının tüm alacaklarının ödendiğini, ödemelerin banka aracılığıyla yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davacı işçinin fazla çalışma ve ulusal bayram-genel tatil ücreti isteklerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Fazla mesai ve ulusal bayram-genel tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda taktiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak bu çalışmaların taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Dairemizin önceki kararlarında; fazla çalışma ve ulusal bayram-genel tatil ücretlerinden yapılan indirim, kabul edilen çalışma süresinden indirim olmakla, davalı tarafın kendisini avukatla temsil ettirmesi durumunda reddedilen kısım için davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmekteydi (Yargıtay 9.HD. 11.02.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K.). Ancak, işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada, mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı işçi tarafından bilenemeyeceğinden, Dairemizce 2011 yılı itibarıyla maktu ve nispi vekâlet ücretlerinin yüksek oluşu da dikkate alınarak konunun yeniden ve etraflıca değerlendirilmesine gidilmiş, bu tür indirimden kaynaklanan ret sebebiyle davalı yararına avukatlık ücretine karar verilmesinin adaletsizliğe yol açtığı sonucuna varılmıştır. Özellikle seri davalarda indirim sebebiyle kısmen reddine karar verilen az bir miktar için dahi her bir dosyada zaman zaman işçinin alacak miktarını da aşan maktu avukatlık ücretleri ödetilmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Yine daha önceki kararlarımızda, yukarıda değinildiği üzere fazla çalışma alacağından yapılan indirim sebebiyle ret vekâlet ücretine hükmedilmekle birlikte, Borçlar Kanununun 161/son, 325/son, 43 ve 44 üncü maddelerine göre, yine 5953 sayılı Yasada öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirim sebebiyle reddine karar verilen miktar için avukatlık ücretine hükmedilmemekteydi. Bu durum uygulamada hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olduğundan ve konuyla ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde de herhangi bir kurala yer verilmediğinden, Dairemizce eski görüşümüzden dönülmüş ve fazla çalışma ve ulusal bayram-genel tatil alacağından yapılan indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.
Dosya kapsamından, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının fazla çalışma ücreti alacağı İş Teftiş Kurulu raporu esas alınarak belirlenmiş olup bu raporda takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarına dayanılarak davacının fazla çalışma yaptığı tespit edilmiştir. Ayrıca davacının ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma yaptığı da tanık beyanlarına göre belirlenmiştir. Buna göre, hesaplanan bu alacaklardan Mahkemece hakkın özünü etkilemeyecek makul bir oranda takdiri indirim yapılmaması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.