YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5799
KARAR NO : 2014/18662
KARAR TARİHİ : 12.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıklardan … ve …’ın ortağı oldugu … Savunma Sanayi Yazılım Bilgisayar Danışmanlık ve Tic. Ltd. Şti. projesinin katılan kurumdan sanayi arge desteği almaya hak kazanması nedeniyle katılan kuruma sundukları bilgisayar alım faturaları ve şirket çalışanlarına ödenen ücret dokümanlarına ilişkin katılan kurum tarafından yapılan incelemede; bilgisayar servir cihazının piyasa değerinin 2.693,90 USD olmasına karşın 12.727.10 TL olarak gösterildiği, şirket çalışanlarının ücretlerinin de yüksek gösterilerek bankaya bu şekilde yatırılıp daha sonra banka çalışanı olan sanık …’nin yardımıyla şirket yöneticilerinin hesabına aktarıldığı somut olayda;
1-Sanık … hakkında niteliklikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık …’nin, şirket ortağı olan diğer sanıkların sözlü talimatıyla hareket etmesi, diğer sanıkların da bunu doğrulamaları gözetildiğinde; sanığın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılan …’a karşı dolandırıcılık suçuna katıldığına dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeter derecede delil bulunmaması nedeniyle hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve … hakkında niteliklikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükmüne yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıkların dolandırıcılık eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı, özel belgede sahtecilik eyleminin de suça konu belgelerin kullanılması ile oluştuğu gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.