YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5616
KARAR NO : 2017/2702
KARAR TARİHİ : 16.03.2017
Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/3, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.320 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ANKARA 2. Çocuk Mahkemesinin 23/06/2011 tarihli ve 2010/558 esas, 2011/428 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre;
1- Kayden 29/05/1995 doğumlu olup, suçun işlendiği 25/05/2010 tarihinde 15 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, aynı Kanun’un 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmasında,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk … hakkında işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olup olmadığı hususunda uzman hekimden rapor aldırılması gerektiğinin gözetilmemesinde,
İsabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel
Müdürlüğünün 15.11.2016 gün ve 15347 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2016 gün ve KYB/2016-392259 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Kayden 29.05.1995 doğumlu olup, suçun işlendiği 20.05.2010 tarihinde 15 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk … hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2. maddesi uyarınca indirim yapılması yerine, aynı Yasanın 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
2- Suç tarihinde 12–15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca, işlediği suçun, hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olup olmadığı konusunda uzman hekimden rapor alınmadan yazılı biçimde cezalandırılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Ankara 2. Çocuk Mahkemesinin 23.06.2011 gün, 2010/558 esas, 2011/428 sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 16.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.