YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2470
KARAR NO : 2014/18702
KARAR TARİHİ : 12.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, tehdit, hakaret
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygunlanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318. Maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın resmi nikahlı evli olduğu, bankalara borçlu olduğu ve işsiz olduğu halde Mart 2008 tarihinde katılan ile tanışarak evlenme vaadinde bulunduğu, ortaya koyduğu senaryo dahilinde daha iyi bir araba alacağı vaadiyle katılana arabasını sattırıp banka hesabı açtırdığı, bu hesaba kendisi de para aktararak güven sağladıktan sonra, kredi kartlarını çaldırdığı hilesiyle katılanın çeşitli bankalara ait kredi kartlarını aldığı, 30.04.2008 ve 05.05.2008 tarihleri arasında 6 gün gibi kısa bir süre içerisinde 4.180.11 TL harcama yaptığı, ayrıca katılana araba için kredi çektirdikten sonra kendisinin aktardığı para dahil tüm parayı katılandan aldığı ancak katılana araç almadığı gibi parayı da iade etmediği, dosyada bulunan hesap ekstresine göre 29.04.2008 tarihinde hesaba sanık … Aslan hesabından 49.000 TL aktarıldığı, araç bedeli olduğu anlaşılan 9.700 TL’nin aynı gün kredi ile alınan 15.000 TL’nin 01.05.2008 tarihinde hesaba yatırıldığı, 05.05.2008 tarihinde 69.000 TL olarak hesaptaki paranın çekildiği, sanığın bu şekilde müştekinin araç bedeli olarak bankaya yatırdığı 9.700 TL ve kredi olarak yatırdığı 15.000 TL olmak üzere toplam 24.700 TL’yi aldığı ve bunun dışında ayrıca müştekiyi bankaya 6.692.59 TL borçlandırdığı ve paranın tamamı çekilmeden önce sanığın katılana ağabeyinin acil ihtiyacı olduğunu söyleyerek Gaziantepteki bir hesaba 3000 TL havale ettirdiği, aracın alınmaması ve sanığın ortadan kaybolması sonucunda katılanın sanığı araması üzerine tehdit ve hakaret ettiği iddia edilen olayda sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyizde hukuki bir yararı olmadığı gibi, hükmün gerekçesine yönelik bir temyiz de bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz talebinin 5320 sayılı kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
Sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, TL cinsinden para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesi olan TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Sanığın eyleminin bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi biçiminde gerçekleştirdiği gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.