YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2493
KARAR NO : 2014/18731
KARAR TARİHİ : 12.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesine göre kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında aynı maddenin 1. fıkrasının uygulanamayacağı, somut olayda sanıklar … ve … hakkında hükmedilen 1 yıl 15 gün hapis cezasının TCK’nın 49/2. maddesi gereğince kısa süreli olmadığı, bu nedenle 53. maddenin 3. fıkrasına göre, mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında aynı kanun maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin uygulanamayacağı ve (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğun uygulanmamasına mahkemece karar verilebileceğinin anlaşılması karşısında, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışında kalan ve TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıklardan …’in katılana ait şirkette satış müdürü olarak, …’un ise şoför olarak çalıştıkları süre içerisinde, katılanın işyerinde üretilen ve tekstil ve konfeksiyonda kullanılan kağıtları, katılanın bilgisi ve rızası dışında işyerinden çıkartarak önceden işbirliği yapıp anlaştıkları ve sanık …’in akrabası olan sanık …’ye ait … Tekstil ve Reklam Hizmetleri isimli şirket aracılığıyla bu kağıtları sattıkları, sanıkların bu eylemlerini katılana karşı aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda gerçekleştirdiklerinin iddia edildiği olayda, tanık …’nin sanık …’a ait şirketten satın aldığı kağıtların üzerinde katılana ait şirketin etiketi ve seri numarasının olduğuna ve bu kağıtları Albayrak isimli şirketin satış temsilcisi olarak kartvizit bastıran sanık … ile iletişim kurarak aldığına dair beyanları, tanıklar … …ve … … ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık …’in katılana ait şirkette satış müdürü olarak, sanık …’ın ise siparişleri teslim etmekle görevli şoför olarak çalışıyor olmaları, şirketin deposunun anahtarlarının görev ve yetkileri sebebiyle sanıklarda bulunuyor olması nedeniyle, sanıkların kendilerine tevdi ve teslim edilmiş mallar üzerinde bulunan tasarruf yetkilerinin bulunması nedeniyle eylemlerini gerçekleştirmiş olmaları karşısında, tebliğnamede belirtilen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.