Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2709 E. 2014/18824 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2709
KARAR NO : 2014/18824
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Berber olan sanığın, müşterisi olması nedeni ile katılanı tanıdığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde tanıdıkları bulunduğunu, onların yardımı ile …’ndeki ekmek büfelerinin ihalesini alması için yardımcı olabileceğini söyleyip, kim olduğu tespit edilemeyen belediyede çalışan … isimli şahısla tanıştırdığı, imza sirküsü, ikametgâh belgesi, nüfus cüzdanı sureti, fotoğraf ile birlikte işlemlerini takip etmek için peyder pey toplam 10.000,00 TL para aldığı, katılanın belge istemesi üzerine katılanın Bornova 2. Noterliğinde hazırlanmış imza sirküsünün üzerine “hazine desteği kabul edildi, ekmek parası 63.850 TL” ibareleri ile dosya numarası gösterir bir bilgisayar yazısını ekleyerek sanığa verip güven telkin ettiği, katılanın İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne giderek adına açılmış herhangi bir ihale dosyasının bulunmadığını öğrenmesi üzerine dolandırıldığını anladığı somut olayda; katılanın beyanı, sanığın kısmen katılanı doğrulayan savunması ve tanıkların özellikle Cumhuriyet savcısı huzurundaki katılanın sanığa ekmek büfeleri için para verdiğine ilişkin beyanları ile dosyaya ibraz edilen imza sirküsüne göre dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı, hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.