Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2016/4714 E. 2016/6326 K. 01.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4714
KARAR NO : 2016/6326
KARAR TARİHİ : 01.11.2016

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. … ile temyiz eden davalı vekili Av. … geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin, davalıya ait taşınmazı 01/04/2010 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesiyle lokanta olarak kullanılmak üzere kiraladığını, faaliyete geçirebilmek için yeni bir dekorasyon yaptığını, mobilyalar, ekipmanlar satın aldığını, işyerinde faaliyete geçtikten kısa bir süre sonra,sayılı takip dosyası kapsamında kiralananın tahliyesinin infazına gelindiğini, önceki bir tarihte kiralananın eski hale getirilmesine ilişkin bir mahkeme kararı bulunduğunu öğrendiğini, davalının sözleşme düzenlenirken bu konuda bilgi vermediğini, kiralananın bu sebeple tahliye edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kazanç kaybı, boşaltılan ve tutulmak zorunda kalınan yerin tefriş giderleri vs. karşılığı 5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının talep edebileceği tazminat miktarı ve tadilat masrafının toplam 23.000 TL olabileceği anlaşıldığından maddi tazminata ilişkin davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin ise koşulları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 01/04/2010 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı kiracının, kiralananı, daha önce verilen tahliye kararı gereği kira sözleşmesinin süresi sona ermeden, 28/03/2013 tarihinde tahliye ettiği anlaşılmaktadır.
Öncelikle, HMK’nun 26.maddesi (1086 sayılı HUMK’nun 74.maddesi) gereğince “Hakim,tarafların talep sonuçları ile bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir.” Davacı dava ./.. dilekçesinde 5.000 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ettiği halde talep aşılarak 23.000 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan, davacı 5.000 TL maddi tazminat talep etmiş ise de dava dilekçesinde tazminat talebini kalem kalem açıklamamıştır. Bu durumda mahkemece, öncelikle davacıya her bir alacak kalemini ve her bir talebini hangi miktarda talep ettiği tereddüte yer vermeyecek ve denetime elverişli bir şekilde açıklatılmalı, tespit edilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının kiralanana benzer nitelikte bir işyerini yaklaşık 2 ay içinde kiralayabileceği belirlenmiş olup, taleple bağlı kalınmak şartıyla bu süre yönünden kâr kaybının belirlenmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak davacının kiralananı tahliye ettikten sonra, yeni kiraladığı veya kiralayacağı işyerine yapacağı masrafları davalıdan talep etmesi mümkün olmadığından bu talep yönünden istemin reddine karar verilmesi gerekir. Bu nedenle Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda değerlendirme yapılacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.350.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 01/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.