YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11456
KARAR NO : 2016/16861
KARAR TARİHİ : 19.10.2016
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı işçi iş sözleşmesinin işverence sendikal sebeple feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin işletme gereklerinden kaynaklanan sebeplerle feshedildiğini, feshin sendikal nedene dayanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece fesih için geçerli bir nedenin kanıtlanmadığı, feshin sendikal sebebe dayandığı gerekçesi ile isteğin kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunadır.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun “sendikaya üye olup olmama hürriyetinin teminatı” başlıklı 31. maddesini üçüncü fıkrasına göre; işveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamaz; beşinci fıkrasına göre; işçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin rızası ile iş saatleri içinde, işçi sendika veya konfederasyonlarının faaliyetlerine katılmalarından dolayı işten çıkarılamaz. Aynı maddenin altıncı fıkrasına göre ise; sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı iş sözleşmesinin feshi halinde ise, 4857 sayılı Kanunu’nun 18, 19, 20 ve 21 inci madde hükümleri uygulanır. Ancak, 4857 sayılı Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenecek tazminat işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamaz.
Somut olayda davacının iş akdi 22/06/2015 tarihli davalı yanca düzenlenen fesih belgesiyle sonlandırılmış olup bu belgede “Yeni müşteri kazananınızın yetersiz olduğu, satış ve pazarlama konusunda şube performansına katkıda bulunmadığınız, hedef gerçekleştirme oranlarınızın beklenen seviyenin altında kaldığı, 2013 ve 2014 yıl sonu performans sonucunuzun “E” olarak değerlendirildiği, yapılan uyarılara rağmen gelişme sağlayamadığınız anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen nedenlerle, bundan böyle Bankamıza yararlı olmayacağınız anlaşıldığından; Yönetim Kurulu Kararlarıyla ve 4857 sayılı İş Kanunu maddeleri gereğince, ihbar sürenize ait ücretiniz ve kıdem tazminatınız Banka ile olan iş sözleşmeniz sona erdirilmiştir.” denilmiş, 26/06/2015 tarihinde davacı tarafından imzalı kendi yazısı ile “yasal hakkım saklıdır.” şerhi konularak imzalanmıştır.
Dosyaya toplu iş sözleşmeleri, performans yönetim süreci ve performans değerlendirme belgeleri getirilmiş, 22.05.2014 tarihli…’in …’a yazdığı yazı ile 16. Dönem .. kapsamı dışında kalan personelden sendika aidatı kesilmesi hususunda talepte bulunulduğu bildirilmiş, …. tarafından Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığ’na yazılan 11/09/2015, 07/09/2015, 09/01/2015 yazılarla işverenin Mayıs 2014 tarihinden itibaren bankada çalışmakta olan üyeleri üzerinde yoğun bir baskı oluşturduğu; Türkiye genelinde bütün bölgelerde, … Bölge Müdürleri ve Bölge Müdürlüklerinde görevli insan kaynakları yöneticileri tarafından … işyerlerinde çalışmakta olan üyelere baskı ile…’ten istifaya zorlandıkları ifade edilmiş olup, sonraki tarihlerde sendika yetkilileri tarafından şikayet başvurularının geri çekilmesi üzerine inceleme yapılmamıştır. Davacıya ait sendika üye kayıt bilgileri araştırılmış, ….’in 13/07/2015 tarihli yazı cevabında; davacının 06/11/2014 tarihinde üye olduğu, 13/02/2015 tarihinde üyelikten çekildiği, 23/03/2015 (başvuru 08.03.2015) tarihinde yeniden üye olduğunun bildirildiği, … Sendikasının işyerindeki yetki tespitiyle ilgili olarak … 28. İş Mahkemesinin 2015/226 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacısının …. Genel Müdürlüğü, davalılarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve … olduğu, davanın kurum işleminin (davalı … Sendikasının davacı bankada yetkili sendika olduğunun tespitine dair kurum işleminin) iptali davası olduğu, davanın 21/09/2015 tarihli kararı ile mahkemenin görevsizliği nedeni ile reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacı işyerinde … yetkili olup sendika üyeliği bulunmakta iken, davalı işveren tarafından davacının bulunduğu pozisyon sebebi ile kapsamdışı personel olduğundan sendika üyesi olamayacağının bildirildiğini, sendika üyeliğinden istifa etmesinin sağlandığını, sendika ile yaptığı görüşmede sendikaya üye olabileceğini öğrenmesi üzerine yeniden sendika üyesi olduğunu belirtmiş, ayrıca davalı işyerinde yoğun işçi çıkışlarının sendikanın yetki sürecine denk gelmesi, 2014 Nisan ayından sonra işyerinde yetkili sendikadan 4450 sendika üyesinin istifa ettirilmiş olması, sendika üyesi olmayan ve sendikadan istifa eden hiç bir banka personelinin iş sözleşmesinin performans sebebi ile feshedilmemiş olması, davacının üye olduktan sonra istifa ettirilmesi, istifadan sonra tekrar üye olmasının ardından iş sözleşmesinin “performans” gibi soyut ve genel bir sebeple feshedilmesi, … 28. İş Mahkemesinin 2015/226 Esas sayılı dava dosyasında görülmekte olan “çoğunluk tespitine itiraz” davası birlikte düşünüldüğünde, davalı işverenin sendikadan istifa etmesi yönünden kendisine baskı yaptığını ve sendika üyeliğinden istifa etmemesi üzerine iş sözleşmesini geçerli bir sebep olmadan feshettiğini iddia etmiştir.
Davalı ise işyerinde sendikal nedenlerle işçilere baskı yapılmadığını, toplu işçi çıkışının da olmadığını, davalı işyerinde görülen sendikadan istifaların sendikanın toplu iş sözleşmesinden faydalanamayan kapsam dışı personelden de sendika üyelik aidatı kesilmesini talep etmesi üzerine işçilerin kendi isteğiyle sendikadan istifa ettiğini, davacının iş akdinin performansının yetersiz olması nedeniyle feshedildiğini sendikal nedenle feshedilmediğini savunmuştur.
Mahkemece dosya içeriğine göre davacının üyesi olduğu …. Sendikasının davalı işyerinde yetkili sendika olmakla birlikte, davalı yanca yetki tespikine itiraz davanın açılmasından önce, … tarafından davalı banka ile ilgili olarak, Çalışma ve sosyal güvenlik Bakanlığı iş teftiş kurulu başkanlığı’na def’aten şikayette bulunulduğu 11/09/2015 tarihli son şikayet yazısında; “…. taki 16. dönem işletme toplu iş sözleşmesi 31/12/2015 tarihine kadar geçerli olup, işverenin Mayıs 2014 tarihinden itibaren bankada çalışmakta olan üyeleri üzerinde yoğun bir baskı oluşturduğu; Türkiye genelinde bütün bölgelerde, … Bölge müdürleri ve bölge müdürlüklerinde görevli insan kaynakları yöneticileri tarafından … işyerlerinde çalışmakta olan üyelere baskı ile …’ten istifaya zorlandıkları; sözlü olarak yapılan bu baskı, tehdit ve zorlamaların sonucunda 2015 Ağustos ayına kadar toplam 4212 üyelerinin …ten istifa ettirildiği, 2015 yılı başında sendikaya üyesi olan 1250 özel güvenlik görevlisi … çalışanın taşerona devredilerek sendikasızlaştırdığı,…’ın bu yol ve yöntemlerle de … …’ta yetkisiz kılma amacını gerçekleştiremeyeceğini anlayınca bu defa … çalışanlarının doğrudan iş akdini feshetme yoluna gittiği; … işyerlerinde 2015 Haziran ayında başlayan değişik gerekçelerle toplu işçi çıkarma uygulamasının halen sürdürüldüğü ve bu amaçla en az 1000 civarında … çalışanının işine son verildiğini; bunun da …’i …’ta yetkisiz kılma ve işyerini sendikasızlaştırma amacını taşıdığının” belirtildiği; gerçekte de davalı Banka tarafından, bu şikayetlerden sonra 18.09/2015 tarihinde, … 28. İş Mahkemesine 2015/226 esas sayılı davalıları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve … olan, … Sendikasının davacı bankada yetkili sendika olduğuna dair, Bakanlığın yetki tespiti işleminin iptali davası açıldığı; davalı Banka ile davacının üyesi olduğu … sendikası arasında yetkinin devam edip etmediği yönünde çekişme oluştuğu ve bu çekişmenin de sendika üyesi olan banka çalışanlarının iş sözleşmelerinin feshinden sonra doğduğu, buna göre davalı Bankanın sendikalı çalışanlarının iş akitlerini feshederek sendikalı çalışan sayısını azaltıp, sendikanın yetkisini çekişmeli hale getirme amacını güttüğü yönünde kanaate sebep olduğu; diğer taraftan, …’in 13/07/2015 tarihli cevabına göre; 06/11/2014 tarihinde üye olmasından sonra ilk ve tek uyarının verildiği, bundan sonra davacının 13/02/2015 tarihinde üyelikten çekildiği, ancak davacının 23/03/2015 tarihinde yeniden üye olmasını takiben savunmasının alınarak iş akdinin feshedildiği dikkate alınarak davacı tanık beyanları ile sendikanın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş teftiş kurulu başkanlığı ile yaptığı yazışma içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; davalı bankanın davacı çalışanını sendika üyeliğinden çekilmeye zorlamak için önceki dönemlerdeki performans notunu gerekçe göstererek uyarı yazısı tebliğ ettiği ve sonucunda da işçinin üyelikten çekildiği, ancak işçinin tekrar sendikaya üye olması üzerine, uyarının gereğinin yapılıp yapılmadığını kontrol için gerekli bir performans dönemi sonu beklenmeden, savunmasını alarak iş sözleşmesini feshettiği kanaatinin oluştuğundan davacının açtığı işe iade davasının kabulüne; davalı yanca davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin yapılan 22/06/2015 tarihli (26/06/2015 tarihinde davacıya tebliğ edilen) işlemin geçersizliğinin tespitine; davacının işyerindeki kıdemi ve feshin sendikal niteliği dikkate alındığında, ödenmesi gereken tazminat miktarının, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın işçinin 1 yılık brüt ücreti tutarında belirlenmesine karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece davacı tanıkları … ve … dinlenmiş ve bu tanıkların beyanları da dikkate alınarak sendikal tazminat talebinin kabulüne karar verilmişse de bu tanıkların halen davalı işyerinde çalışmadıkları ve beyanlarından profesyonel yönetici olarak sendikada görev yaptıkları anlaşıldığından davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğinin ispatı bakımından davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmesi yerinde değildir.
Ayrıca mahkemece feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunda yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Dosya içeriğine göre sendikanın yetki tespiti başvurusunda bulunduktan sonra davalının yetki tespitine itiraz ettiği anlaşılmakla bu konuda açılan davanın akıbetinin ne olduğu ve sendikanın yetki alıp almadığı ve işyerinde fesih tarihi itibari ile çalışan, sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, iş sözleşmesi feshedilen, işten çıkarılanlardan sendikalı olan ve sendikalı olup da işyerinde çalışması devam eden işçiler olup olmadığı, … Sendikasının 22/05/2014 tarihli yazısı doğrultusunda kapsam dışı olduğu halde sendikal kesinti yapılan işçilerden kaç tanesinin sendikadan istifa ettiği, kaç tanesinin sendikaya üyeliğinin devam ettiği, sendikaya üyeliği devam edip çalışmaya devam eden kaç işçinin bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması için belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 19.10.2016 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.