Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/15562 E. 2017/3192 K. 13.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15562
KARAR NO : 2017/3192
KARAR TARİHİ : 13.04.2017

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili 28/01/2015 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; … ilçesi, …. köyü 126 ada 27 parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit edildiğini, oysa bu yerin çalılık ve fundalıktan açma bir yer olup Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davalının taşınmazda zilyetliğinin oluşmadığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptali ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile …. ili, … ilçesi, … köyü, 126 ada 27 sayılı parselin 17/09/2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 174,54 m2’lik kısmının öncesinin orman olması nedeniyle yapılan tespitin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 2.142,84 m2lik kısmının ise öncesi orman vasfında olmayıp davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiğinden bahisle tespit gibi davalı … adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından reddedilen (B) harfli alan yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, 30 günlük yasal sürede açılan kadastro tespitine itiraz davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1953 yılında 5602 sayılı Kanun uyarınca tapulama çalışmaları yapılmıştır. 2011 yılında 6831 sayılı Kanun uyarınca orman kadastrosu ve 2/B çalışmalarına başlanmış ve çalışmalar 18/07/2013 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosuna, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın temyize konu (B) harfi ile gösterilen bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davalı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 13/04/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.