Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/21046 E. 2016/20764 K. 08.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21046
KARAR NO : 2016/20764
KARAR TARİHİ : 08.12.2016

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının Birleşik Metal İş Sendikası üyesi olduğunu, sendika üyelerine işyerinde baskı uygulandığını, davacının işyeri sendika temsilcisi olma ihtimali üzerine işten çıkarıldığını, fesih sebebinin davacının sendikal faaliyeti olduğunu, iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespitine, davacının işe iadesine ve sonuçlarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının vardiya operatörü olması sebebiyle yeterince dikkatli olmaması halinde iş güvenliğini tehlikeye düşürecek ve hem de üretimde kayıplara sebebiyet verecek nitelikte bir pozisyonu olduğunu, davacının mesai saatleri içinde işine gerekli özeni göstermeyerek savsaklaması, üretimde hatalara neden olacak nitelikte yanlış/eksik üretime sebebiyet verecek davranışlarda bulunması, iş sağlığı güvenliği kurallarına aykırı davranması, işyeri düzenini bozucu nitelikte davranışlar sergilemesinin kabul edilemeyeceğini, davacı hakkında 01/04/2014 tarihinde fabrika müdürüne yöneltmiş olduğu tehdit, 03/04/2012 tarihinde üretim sırasında telefonla görüşmek, 12/05/2015, 20/05/2014, 29/05/2014 ve 04/09/2014 tarihlerinde iş sağlığı güvenliği hükümlerine aykırı davranmak suretiyle koruyucu gözlük takmamak, 30/04/2015 tarihinde ise bir başka işyeri çalışanına küfür etmesi sebebiyle tutanaklar tutulduğunu, davacının bunlar dışında birçok kez sözlü ve yazılı olarak uyarılmasına rağmen eylem ve hareketlerine devam ettiğini, bunun üzerine davacıya bu eylemlerine son vermesi için Beyoğlu 2. Noterliğinin 04/06/2014 tarih 05152 yevmiye nolu ihtarnaması ile uyarıda bulunulmasına rağmen söz konusu ihtarın içeriğine konu olan eylemlere devam ettiğini, feshin sendikal nedenle yapılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, feshe konu edilen tutanaklardan en son düzenlenen tutanak 04/09/2014 tarihli olup bu tarihten sonra feshe kadar davacının davalı işyerinde çalıştığı, devam eden günlerde davacının iş güvenliğini tehlikeye düşürüp düşürmediği, düşürmüşse ne şekilde düşürdüğü, görevini savsaklayıp savsaklamadığının işverence yöntemince ispatlanamadığı, feshin süresinde yapıldığını düşünsek bile iş güvenliğini sağlamakla yükümlü olan işverenin, yargılama sırasında dinlenen tanıkların beyanlarında iş gözlüklerinin gözü ağrıttığına yönelik şikayetlerini dile getirdikleri, bu anlamda çalışma aralarında gözlüğün çıkartılarak dinlenme saatlerinin getirilebileceği, belirli periyodik zamanlarda gözlüklerin yenilenebileceği, işverenin işçilerin sağlığına yönelik tedbirleri alması gerektiği, ayrıca hakaret ile ilgili olarak davacının, kendisine hitaben söylenen söze karşılık olarak bir takım sözler sarf ettiği, ancak bu durumun davacının iş akdinin doğrudan feshedilmesine neden olamayacağı, bu konuda davalı işveren tarafından feshe son çare olarak başvurulmamış olduğu, davacının işe gerekli özeni göstermeyerek işini savsakladığı ve iş düzenini bozacak davranışlarda bulunduğuna yönelik iddiaların davalı işveren tarafından usulüne uygun olarak ispatlanamadığı, davalı tarafın bu konudaki ispat yükünün gereğini yerine getiremediği, feshin usul ve yasaya uygun bulunmadığı, feshin sendikal nedene dayandığı hususunun da davacı tarafça usulüne uygun ve ikna edecek şekilde ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu’nun 25.maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir.
İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre somut olayda, davacının iş akdi, sözlü ve yazılı uyarılara rağmen iş disiplini ve iş güvenliği kurallarına uymaması nedeniyle geçerli nedenle feshedilmiş; davacı ise sendikal nedenle feshedildiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece sendikal nedenin ispatlanamadığı, feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 20.05.2015 tarihli fesih bildiriminde koruyucu gözlük takmama, fabrika müdürünü tehdit, cep telefonu ile konuşma, işyeri çalışanına küfür etme eylemlerinden davacı hakkında son 2 yılda düzenlenen çok sayıda tutanak, davacıdan alınan savunmalar ve ihtar yazısına değinilerek davacının son olarak 30.04.2015 tarihinde diğer işçiye hakarette bulunması nedeniyle savunmasının alındığı belirtilmiştir.
Fesih bildiriminde sıralanan eylemlerden davacının 2014 yılında savunma alınan eylemlerinin 04.06.2014 tarihinde yazılı ihtara konu edilerek yaptırıma bağlandığı; böylece davalı işverenin bu eylemelere dayalı olarak iş akdini feshetme hakkından feragat ettiği anlaşılmaktadır. 04.06.2014 tarihinden sonra ise davacının koruyucu gözlük takmama eyleminden hakkında 04.09.2014 tarihinde tutanak tutularak savunmasının alındığı görülmektedir. Fesih bildirimi 20.05.2015 tarihli olup 04.09.2014 tarihli tutanağa konu koruyucu gözlük takmama şeklindeki eylemin üzerinden fesih için makul sürenin geçtiği açıktır.
Son olarak, 30.04.2015 tarihinde davacının fabrika çalışanına küfür etmesi nedeniyle hakkında tutanak tutularak savunması alınmıştır. Fesih bildirimi içeriği ve dosya kapsamına göre feshin konusunu bu son eylem oluşturmaktadır.
Buna göre fesih konusu eylem; … isimli sevkiyat sorumlusu işçinin davacıya hitaben “aybaşı mı oldunuz” demesi üzerine davacının da buna karşılık olarak “sen ne diyorsun, s…tir git ” demesinden ibaret olup bu durum 30.04.2015 tarihli tutanak ve savunma içeriği, davacı tanık beyanları ile sabittir.
Sonuç olarak, davacının eyleminin işyerindeki çalışma düzenini, iş akışını bozucu, işyeri disiplinini sarsıcı nitelikte bulunduğu, iş ilişkisinin sürdürülmesinin artık işverenden beklenemeyeceği, feshin geçerli nedene dayandığı görüldüğünden, mahkemece davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE,
3- Davacı tarafından peşin yatırılan 27,70 TL harcın alınması gereken 29,20 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1,50 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4- Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı tarafça yapılan Yargıtay’a geliş-dönüş dahil toplam 97,30 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’e göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- Artan gider avansının ilgilisine iadesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 08.12.2016 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.