Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2016/11552 E. 2016/10343 K. 14.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11552
KARAR NO : 2016/10343
KARAR TARİHİ : 14.11.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESPİT

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Davacı, 761 ve 765 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, bu parsellerin ifraz edilerek 975, 976, 978 ve 979 parsellerin oluşturulduğunu, yeni oluşan parsellerin tapuda kendi adına tescil edilmesi gerekirken, kendisi ile aynı mahallede nüfusa kayıtlı olan .. ve … oğlu 1938 doğumlu-1948 yılında vefat eden … adına tescil edildiğini belirterek davaya konu taşınmazların kendisine ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalı …, dava mülkiyet değişikliğine yönelik olduğundan tapu malikine yöneltilmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın husumetten reddini savunmuştur.
… 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan dava görevsizlik kararı ile … 5. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, anılan mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesi ve dosya içeriğine göre davacı, tapu kayıt maliki olarak görünen … adlı kişinin kendisi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş olup, tapu iptal ve tescil talebinin bulunmadığı görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382. vd. maddelerine göre tapu kayıt maliki ile davacının aynı kişiler olduğunun tespiti davaları çekişmesiz yargı işi olup, talep tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 383. maddesine göre de, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemeleridir.
Anılan Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince, görev dava şartlarından olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmalıdır.
Dava ilk olarak Sulh Hukuk Mahkemesinde açıldığı halde, mahkemece görevsizlik kararı verilmiş ve dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Hal böyle olunca; Asliye Hukuk Mahkemesince de görevsizlik kararı verilmesi ve dosyanın davaya bakmakla görevli ve yetkili Kahramanmaraş 1. Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilerek karar verilmesi isabetsizdir.
Davalı vekilinin temyiz itirazı değinilen yön itibarıyla yerindedir, kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.