YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6229
KARAR NO : 2014/21809
KARAR TARİHİ : 23.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın temsil yetkisi ya da vekaletnamesi olmadan … San. Tic. Ltd. Şti adına hareket ederek katılan …’ın ortağı ve yetkilisi olduğu … Tic. San. Ltd. Şti ile 28.05.2010 tarihinde menkul eşya satımı ve ödeme planını içeren protokol düzenleyerek imzaladığı, bu suretle katılanı zarara uğrattığı iddia edilen olayda, sanığın kardeşi ve babasının vermiş olduğu gayri resmi yetkiye dayanarak şirket işlemlerinin sanık tarafından yürütüldüğü, katılan …’ın da sanığın kız kardeşinin eşiyle ortak olması, sanık ve ailesiyle yakın ilişkileri sebebiyle… Araç Şirketi’nin hissedarlarının kim olduğu, şirket işlerinin kimin tarafından yürütüldüğünü bildiği, bu nedenle … Araç Şirketi’ni …Otomotiv Şirketi adına satın almak için sanıkla görüşme yaptığı, sanığın şirket hissedarı olmadığını bildiği halde bu konuda sözleşme imzaladığı, sözleşmenin imzalanması ve öncesinde sanığın katılan …’ı yanılgıya düşürecek davranışının bulunduğunun tespit edilmediği, protokole uygun davranarak şirket devrini sağladıkları, katılan …’ın şirketin mal varlığında olması gereken bazı malların bulunmadığını iddiası hukuki ilişki niteliğinde olduğu, dolayısıyla anlaşmazlığın hukuki nitelikte olduğu anlaşıldığından unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 23.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.