Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6329 E. 2014/21917 K. 23.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6329
KARAR NO : 2014/21917
KARAR TARİHİ : 23.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, … il merkezinde bulunan ankesörlü telefondan katılanın kullandığı ev telefonunu arayarak kendisini katılanın kız kardeşinin oğlu … olarak tanıttığı ve annesinin rahim kanseri olduğunu, ağlamaktan sesinin bozulduğunu, annesinin ambülans ile …’ya götürüleceğini, acilen paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek katılandan para istediği, katılanın 300,00 TL parası olduğunu beyan etmesi üzerine, sanığın bu paranın yetmeyeceğini belirttiği, katılanın da iki adet de altın bileziği olduğunu, bunları da verebileceğini söylediği, sanığın Bursa’ya gidecekleri için parayı almaya gelemeyeceğini belirtip, katılandan Atatürk Devlet Hastanesi acil girişine gelmesini istediği, arkadaşı …’ın kendisini orada bekleyeceğini, üzerindeki kıyafetleri söylediği taktirde arkadaşına tarif edeceğini, arkadaşının da bu şekilde kendisini tanıyacağını ve yanına geldiğinde de para ve bilezikleri arkadaşına vermesini söylediği, ayrıca annesinin çok hasta olduğunu kimseye söylememesini tembihlediği, katılanın da sanığa inanarak Atatürk Devlet Hastanesi acil girişine gittiği, yanına yaklaşan ve kendisini… olarak tanıtan sanığa 300 TL ile iki adet altın bileziği teslim ettiği, eve döndükten sonra yeğeni olan …’i aradığında kız kardeşinin hasta olmadığını ve köyde evinde olduğunu öğrendiği anlaşılmakla; eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş; adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun“ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasında yer alan; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılıp yerine, “TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/12/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.