YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2426
KARAR NO : 2016/4024
KARAR TARİHİ : 26.09.2016
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karar, davalı iş sahibi vekilince temyiz edilmiştir.
Asıl dava inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davalı …. tarafından ise 16/01/2013 tarihinde davalı ….İnşaat Gıda Turizm Sanayi Tic. Ltd. Şti. aleyhine ayıplı iş bedeli ve geç teslim nedeniyle kâr kaybının tahsiline yönelik olarak…. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/23 sayılı Esasında alacak davası açıldığı, mahkemenin 24/10/2013 tarihli kararı ile her iki dava dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşılmakla dava dosyalarının HMK’nın 166. maddesi gereğince bu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Ancak mahkemece asıl dava hakkında karar verilirken, birleşen davaya ilişkin olarak yeniden asıl davadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 166/1-4 maddelerinde aynı sebepten dava açılması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde davalar arasında bağlantı olduğu kabul edilerek birleştirilmesine karar verileceği belirtilmiştir. Yukarıda sözü edilen davaların aynı sözleşmeden kaynaklandığı, taraflarının aynı olduğu ve birbirini etkileyecek nitelikte bulunduğu açıktır. Bu nedenle mahkemece her iki davanın birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken birleşen dava için tefrik kararı verilmesi hatalıdır.
Kararın bu nedenle bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 26.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.