YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5013
KARAR NO : 2017/2187
KARAR TARİHİ : 20.03.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davada… Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) ve … Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medenî Kanununun 352. ve devamı maddeleri uyarınca babası ölen küçüğün mallarının korunması istemine ilişkindir.
…Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesince, talep çocuk mallarının korunmasına ilişkin olup, çocukların anneleri olan …’ın 17/08/2000 tarihinde, babaları olan …’ın ise 30/03/2016 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Bu haliyle çocuklara öncelikle vasi tayinin gerekli olduğu, vesayet hükümlerinin uygulanması gerektiği kanaatiyle Medenî Kanunun Velayet Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 4. maddesi uyarınca karar verme yetkisinin sulh hukuk mahkemeleri olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
… Sulh Hukuk Mahkemesi ise çocukların nüfus kayıtlarının incelenmesinde …’ın annesinin ve babasının vefat ettiği ancak …’ın 18 yaşından büyük olduğu, …’ın annesinin hayatta olduğu bu kapsamda Zehra’nın velayet altında olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Somut olayda, mallarının korunması istenen çocuk …’ın babası …’ın 30/03/2016 tarihinde vefat ettiği, annesi Teslime Arslan’ın sağ olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Medenî Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 4/1. maddesinde “Ana ve babadan birinin ölümü halinde nüfus memuru veya evliliğin mahkeme kararı ile sona ermesi halinde kararı veren mahkeme, sağ kalan veya velayet kendisine verilen eşin yerleşim yeri aile mahkemesine, yoksa Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun belirlediği mahkemeye durumu derhal bildirir. Mahkeme, belirleyeceği süre içinde, sağ kalan veya velayet kendisine verilen eşten çocuğun varsa, mal varlığının dökümünü gösteren bir defter vermesini ve bu mal varlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşecek önemli değişiklikleri de bildirmesini ister.” hükmüne yer verilmiştir.
Türk Medenî Kanununun 336/3. maddesine göre “Velâyet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.”
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usûllerine Dair Kanunun 6/2-c maddesinde, aile mahkemesi “Çocuk mallarının yönetimi ve korunmasına ilişkin önlemleri almaya karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
4721 sayılı TMK’nın Aile Hukuku ile ilgili ve Çocuk Mallarına ilişkin 2. kitabın, 2. kısmı, 1. bölümü ve 7. ayrımında yer aldığı anlaşılan, küçüğün mallarının korunması istemine ilişkin uyuşmazlığın, 6100 sayılı TMK’nın 383 ve Türk Medenî Kanununun 336/3, 352 ve devamı maddeleri ile 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usûllerine dair Kanunun 6/2-c maddesi ile geçici 2. maddesi uyarınca aile mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Kalecik Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 20/03/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.