Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/19685 E. 2016/13362 K. 24.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19685
KARAR NO : 2016/13362
KARAR TARİHİ : 24.11.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak,ipotek fekki, tapu iptali ve tescil, ecrimisil davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle ; daha önceden belirtilen 01.11.2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı vekili Av…. ile temyiz eden davalı vekili Av. … geldi..Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için daha sonraki bir güne bırakılması uygun görüldüğünden, belli gün ve saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davacının murisi Rahmi Akgül ile davalı … arasında …Noterliğinin 01/10/1999 tarihli ve 43228 yevmiye nolu sözleşmesi ile aralarında adi ortaklık sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşmeye göre davacı murisi ortak Rahmi Akgül dava dışı Serbest muhasebeci Remzi Saydut’a ait işyerini adına devraldığını, devralınan bu büronun davalı diğer ortak …’ın bürosu ile birleştirilmek sureti ile faaliyetlerini ortak olarak yürütmeyi kararlaştırdıkları, tüm demirbaşların her iki ortağa ait olduğunu, birleştirilen bu işyerini davalı ortak Ayhan’ın işleteceğini ve masraflar çıktıktan sonra gelirlerin eşit olarak paylaştırılacağını, 1999 yılı için ortak …’a 225.000.000,00 TL maaş ödeneceğini, ortak Rahmi Akgül’ün yurt dışında bulunması nedeni ile yurt dışından dönene kadar maaş ödemesinin devam edeceğini, ortak Rahmi Akgül’ün ortak olduğu gelirden hissesine düşen parayı diğer ortak … tarafından ortak Rahmi’nin belirleyeceği bankaya dolara dönüştürülmek sureti ile yatırılacağını, bu doğrultuda davacının murisi tarafından …. Mah. … Sk. … Apt. C Blok 2 nolu dairenin davacının murisi tarafından satın alınarak ortak işletilen muhasebe bürosunun kullanımına tahsis edildiği, söz konusu taşınmazın vergi ve diğer mevzuat açısından davalı … adına tapuda tescil işlemlerinin yapıldığını ancak davalı … tarafından taşınmaz üzerindeki ipotek kalktıktan sonra bedelsiz olarak davacının murisine devredileceğinin kararlaştırıldığını, bu doğrultuda davalı tarafından 02/01/2001 tarihli beyan ve taahhütname başlıklı belgenin imzalanarak davacıya verildiğini, ancak davalı tarafından beyan ve taahhüt edilmesine rağmen taşınmazın davacının murisine devir edilmediğini, sözleşme gereğince davalının 100.000 TL gelirden ödenmeyen borcu olduğunu, murisinin ölümüne dek

ödenmemiş mutad 3 aylık gelir borcu olduğunu, ayrıca davalının taşınmazı kullanması nedeni ile 28.000 TL kira borcu olduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla adi ortaklık sözleşmesi gereğince 100.000 TL gelirden kaynaklanan alacağın faizi ile yine murisin ölümüne dek mutad ödenen ancak son 3 ayda ödenmeyen 12.000 TL nin ve işyerinin kullanılmasından dolayı 28.000 TL kira borcunun faizi ile tahsiline, ayrıca davalı adına kayıtlı olan tapunun Pendik, Hatboyu Mevkii, Doğu Mah., 97 pafta, 1169 ada, 36 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2 nolu bağımsız bölümün davalı adına olan kaydının iptali ile (taşınmaz kaydındaki ipotek kaydının kaldırılması sureti ile) davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, 21/04/2014 tarihli dilekçe ile de, bilirkişi raporu ile belirlenen 14.790,56 TL kar payının ve 24.647,33 TL ecrimisil alacağının faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığından davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davacının murisine borcu olmadığını, adi ortaklıktan kaynaklanan bir kısım alacaklarını davacının belirlediği şahıslara ödediğini, davacının ecrimisil ve sözleşmeden dolayı alacaklı bulunmadığından ve dava konusu yapılan taşınmazın kredi alınmak sureti ile ipotek tesis edilerek alındığını, borcun davalı tarafından ödendiğinden davacının tapu iptali ve tescilinde haksız bulunduğundan haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dahili davalı; taşınmaz kaydında kendi lehlerine konulan ipoteğe dayalı borcun ödendiğini, alacaklarının bulunmadığını, ancak ipoteğin terkin edilmesi için kredi borçlusunun müracaat etmesi gerektiğini, böyle bir müracaat bulunmadığından ipoteğin terkin edilemediğinden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın 6098 sayılı TBK’nun 620 ve devamı maddeleri gereğince açılmış adi ortaklık sözleşmesi gereğince kaynaklanan alacak, MK’nun 995. maddesi gereğince açılmış ecrimisil, MK’nun 881 ve devamı maddeleri gereğince açılmış ipoteğin kaldırılması ve 6098 sayılı TBK.nun 19 ve 20 maddeleri gereğince açılmış tapu iptali ve tescil istemine yönelik olduğu nitelendirmesi yapılarak, tapu iptali ve tescili davasının kabulü ile, Pendik, Doğu Mah., 1169 ada, 36 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan C Blok Zemin kat 2 bağımsız bölüm nolu taşınmasın davalı adına olan kaydının iptali ile davacı adına tesciline,davacının davalı ve dahili davalı aleyhine açtığı ipoteğin kaldırılması davasının kabulü ile, Pendik, Doğu Mah. 1169 ada, 36 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan C Blok Zemin kat 2 bağımsız bölüm nolu taşınmaz kaydındaki Akbank lehine konulmuş bulunan ipoteğin fekkine, alacak, sözleşme bedeli, ecrimisil davalarının ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-3568 sayılı Serbet Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu içeriği itibariyle Kamu yarar ve düzeniyle ilgili bir kanundur. Bu kanunun 45/4 maddesince “Birden çok meslek mensubu çalışmalarını; serbest muhasebecilik, serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik ortaklık bürosu veya şirket şeklinde birleştirebilirler. Bu bürolarda yapılan faaliyetler ticari faaliyet sayılmaz….” hükmünü, Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 30. maddesi ” Birden çok meslek mensubu, ortalık bürosu veya şirket kurarak faaliyette bulunabilirler.
Bu taktirde; a)Meslek mensublarının bu büro veya şirketlerde sürdürdükleri faaliyetler ticari faaliyet sayılmaz.

b)Ortalık bürosu veya şirket ancak aynı ünvana sahip meslek mensubları arasında kurulabilir…” hükmünü öngörür. Yasa ve yönetmelik hükümlerinde “serbest Muhasebeci”, “serbest muhasebeci mali müşavir”,”yeminli mali müşavir” mesleğini icra eden kişiler ancak, her birisi kendi içerisinde adi ortaklık veya şirket kurarak çalışmalarını birleştirebilecekleri belirtilmiştir. Yasanın bu düzenlemesi ile bu üç meslek mensubunun, diğer meslek mensubu ile veya bu mesleğe mensup olmayan kişilerle ortaklık ve şirket kurmaları yasaklanmıştır.
Dosya kapsamında da anlaşıldığı üzere; davalının serbest muhasebeci olduğu, davacı murisinin ise böyle bir sıfatının bulunmadığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasında … Noterliğinde düzenlenen 01.10.1999 tarih ve 43228 yevmiye nolu adi ortaklık sözleşmesi yukarıda açıklanan yasa ve yönetmeligin emredici hükümlerine açıkça aykırı olduğundan geçersizdir.
Hal böyle olunca, mahkemece, davacının murisi ile davalı arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin geçersiz olduğu gözönüne alınarak, uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince taraflar yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen taraflar için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.350’şer TL vekalet ücretinin yek diğerinden alınıp yek diğerine verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.11.2016 günü oybirliğiyle karar verildi.