Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/14044 E. 2017/1961 K. 08.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14044
KARAR NO : 2017/1961
KARAR TARİHİ : 08.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hazine adına … sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında … ilçesi,… köyü 230 ada 26 parsel sayılı 4899,10 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği … niteliğini kaybedip, … kadastro komisyonlarınca … alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, tutanağın beyanlar hanesine 2/B madde ve davacı lehine kullanım şerhi verilerek Hazine adına tarla niteliğiyle tespit edilmiştir.
Davacı, kullanımında olan taşınmazın eksik olarak tespit gördüğünü iddia ederek, … Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne; 230 ada 26 nolu parselin tesbitinin iptaliyle, krokide (D1) ile gösterilen 4803,26 m²’lik kısmın davacının kullanımındaki 2/B alanı olduğu belirtilerek tarla vasfıyla kadastro tesbitindeki gibi tapuya kayıt ve tesciline, (D2) ile gösterilen 2174,68 m²’lik alanın tarla vasfıyla davacının kullanımındaki 2/B alanı olduğu belirtilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (D3) ile gösterilen 95,87 m²’lik kısmın … vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili ve … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21/10/2014 tarih ve 2014/6527 E. – 8641 K. sayılı kararıyla “3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) genel mahkemede görülmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kandıra Kadastro Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra 25/02/2015 tarih ve 2014/154 E. – 2015/53 K. sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilmiş, 08/04/2015 tarihinde kesinleşmiş, davacı vekilinin süresinde talebi üzerine dosya Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilerek 2015/243 E. sayısına kaydedilmiştir. Yargılama sırasında davacı vekili 07/05/2015 havale tarihli dilekçesiyle davadan feragat etmiştir.
Mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkeme davacı feragati ile bağlı olduğuna göre davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine yararına vekalet ücreti hükmolunmaması, hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, “5-Davalı … İşletme Şefliği kendisini vekil ile
temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.500.00.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine” olan hükmün 5. fıkrasının tamamının hükümden çıkartılmasına ve bunun yerine 5 numaralı fıkra olarak ”5- Davalılar … Yönetimi ve Hazine kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden lehlerine dava tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 1500.00.- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılar … Yönetimi ve Hazineye verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun 370/2. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 08/03/2017 günü oy birliğiyle karar verildi.