Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/14801 E. 2016/12762 K. 14.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14801
KARAR NO : 2016/12762
KARAR TARİHİ : 14.11.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalılardan Yıldıray’ın eşi, Hakkı’nın kayınbiraderi olduğunu, davalı ile ayrı yaşadıklarını, evlenirken mehir senedi düzenlendiğini, bu senette yeralan ziynet ve çeyiz eşyalarının tarafına verildiğini, davalı ile ayrı yaşadıklarından eşyaların davalının evinde kaldığını, bu eşyaların kaybolmasından ya da ortadan kaldırılmasından endişe ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak eşyaların aynen iadesine olmaz ise bedellerinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yan, duruşmadaki beyanında davayı kabul etmediklerini belirtmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, 29/07/2009 tarihli dosya arasında bulunan bilirkişi raporunda belirtilen 200 gram altın, 1 adet bileklik, 1 adet fırın, 1 adet buzdolabı, 1 adet ütü ve 1 adet çamaşır makinesinin aynen, aynen olmadığı taktirde bilirkişi raporunda gösterilen bedeller ölçüsünde davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacının mehir senedinde bulunan 3,001,00 TL mehir alacağının kabulü ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yedinde bulunduğu anlaşılan yüzük, küpe, saat ve tespit esnasında davacıya teslim edilen ve bilirkişi raporunun 1 ile 10 sayıları arasında yer alan eşyalara ilişkin talebinin reddine,
Davacının mehir senedinde yer almayan 2 ineğin aynen veya bedelinin tahsili maksadı ile açtığı davanın reddine karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiş,Dairemizin 2013/18869 esas ,2014/3451 karar sayılı ve 06/03/2014 tarihli ilamı ile bu tür davaların Aile Mahkemelerinde görüleceği gerekçesi ile görev yönünden bozulmuş ; mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra bu kez; davanın kısmen kabulüne, 29/07/2009 tarihli dosya arasında bulunan bilirkişi raporunda belirtilen 200 gram altın, 1 adet bileklik, 1 adet fırın,1 adet buzdolabı, 1 adet ütü ve 1 adet çamaşır makinesinin aynen, aynen olmadığı taktirde bilirkişi raporunda gösterilen bedeller ölçüsünde davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

Davacının mehir senedinde bulunan 3,001,00 TL mehir alacağının kabulü ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yedinde bulunduğu anlaşılan yüzük, küpe, saat ve tespit esnasında davacıya teslim edilen ve bilirkişi raporunun 1 ile 10 sayıları arasında yer alan eşyalara ilişkin talebinin reddine,
Davacının mehir senedinde yer almayan 2 ineğin aynen veya bedelinin tahsili maksadı ile açtığı davanın reddine karar verilmiş; hüküm davalılar vekili ve davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Somut olayda, yargılama sürer iken, davalılar davacıya karşı bağıştan rücu davası açmışlar ve bu davanın bekletici mesele yapılmasını, her iki davanın aynı eşyalar ile ilgili olduğunu belirtmişlerdir. Anılan bu davanın 24/11/2014 tarihinde davalılar tarafından davacıya karşı aynı eşyalar için açıldığı, derdest olduğu, eldeki ziynet davasının kesinleşmesini beklediği anlaşılmaktadır.
Kural olarak; bir davada hüküm verilmesi, başka bir davada incelenmekte ve kesin olarak karara bağlanacak bir hukuki durumun mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise, mahkeme, o davanın sonuçlanmasını beklemek üzere yargılamayı erteleyebilir. Davalardan biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde iki dava arasında bağlantı var sayılır ve biri diğeri için bekletici mesele yapılır. HMK.nun 165. maddesinde yeralan düzenleme bu şekildedir.
Anılan bağıştan rücu davasında verilecek kararın eldeki ziynet eşyası davasının sonucunu etkileyeceğinden bekletici mesele yapılması gerekmektedir . Mahkemenin bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir .
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün taraflar yararına HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.