YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6199
KARAR NO : 2014/22129
KARAR TARİHİ : 25.12.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri ileri sürülen sanıklardan …’nün Asya Finans Kurumu A.Ş. … şubesi nezdinde hesap açtırıp, teslim aldığı çeklerden suça konu 20/06/2006 keşide tarihli, …seri no’lu 5.300 TL bedelli, hamiline düzenlenmiş (ön yüz yazı ve rakamlarının şikayetçiye ait olduğu belirtilen) çek yaprağını boş halde halasının oğlu (ve geçmişte … Spor Giyim ünvanlı olduğu bildirilen işyerinden dolayı ortak olduklarını savunduğu) sanık …’e vermesi sonrasında ilgili banka şubesine 09/01/2006 havaleli yazılı ödememe talimatında bulunması, sanık … ise “açık hesap” usulü mal alageldiği …’da tekstil işiyle iştigal ettiği söylenen katılan …’a keşideci … yerine kendi imzasını atarak (2006 yılı Ocak ayı ilk haftası içinde) ve birinci ciroda da kendi adını yazıp imzalayarak teslim etmesi, İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2006/11866 E. sayılı dosyasında da borcun itiraza uğratılması eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I)“Nitelikli dolandırıcılık” suçundan sanıklar Şükrü ve Selahattin haklarında verilen “beraat” hükümlerine yönelen C. savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, C. savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
II)“Resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen “mahkumiyet” hükümlerine yönelen sanık … ve … lehine C. savcısı ile sanık … müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanık …’in aşamalarda değişmez anlatımlarında; dayısının oğlu diğer sanık ile ortak ticaret yaptıklarını, onun çek karnelerini rızası dahilinde kullandığını esasen çek keşide etme hususunda yetkisinin de bulunduğunu savunması, sanık …’nün ise 07/03/2011 tarihli sorgusunda 2005-2009 yılları arasında birlikte “… Spor Giyim” adlı işyerini çalıştırdıklarını, …’e …. Noterliğinden vekaletname verdiğini belirtmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; öncelikle adli emanetin 2007/3389 sırasına alınan çek yaprağının “gerçek” çek yaprağı olup olmadığının uzman bilirkişiden alınacak raporla belirlenmesi, uyuşmazlık bulunmasa da sanık …’nün 09/01/2006 tarihli “ödememe talimatı” içeriği nazara alınarak keşideci imzası ile birinci ciranta imzasının sanıklara ait olup olmadığı hususunun alınacak raporla açıklığa kavuşturulması çek yaprağında 2. ciranta olarak görünen kişinin kim olduğunun tespit edilmesi, sanıkların …Spor Giyim adı altında Vergi Dairesi mükellefi olarak faaliyette bulunup bulunmadıklarının araştırılması, … Noterliğinde sanık …’e verildiği belirtilen vekaletnamenin (sanık … tarafından) onaylı bir suretinin getirtilip incelenmesi, sanık …’ye çek karnelerinin teslimine dair “teslim-tesellüm belgesinin” ilgili banka şubesinden teslim tarihleri de belli olacak şekilde istenmesi, katılanın sanık … ile (veya …Spor Giyim) ticaretine ilişkin yasal belgelerinin onaylı suretlerinin temin edilmesi, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı biçimde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … C. savcısı ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.