YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6312
KARAR NO : 2014/22033
KARAR TARİHİ : 24.12.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş olan müştekinin davaya katılma hakkı bulunduğu cihetiyle 5271 sayılı CMK’nın 237. maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir.Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
… Vural’ın katılanın kız kardeşi olup katılana ait Alsancak semtindeki 3 katlı bir binada restaurant – cafe işlettiği, 06/02/2009 tarihinde vefat ettiği, ölen …’in tek mirasçısının katılan olup veraset ilamı alarak kendisine ait işyerini kapattığı, sanığın işyerini ölen … ile birlikte işlettiklerini öne sürüp borçlusu … olan 15/12/2005 tanzim, 15/07/2006 vade tarihli 3.000 TL’lik bir senedi İzmir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/9969 esas sayılı dosyası ile katılan aleyhine başlattığı icra takibine konu yaptığı, katılanın senedin sahte olduğundan bahisle şikayette bulunduğu, sanığın eyleminin kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu iddia edilen olayda, sanığın ölen …’in kendisne borclu olup senedi borcuna karşılık verdiğine dair savunması ile yapılan inceleme sonunda senetteki imzanın … ‘ın eli ürünü olduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın savunmasının aksine müsnet suçtan mahkumiyetine yeter nitelikte, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.