Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2016/2707 E. 2016/4074 K. 28.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2707
KARAR NO : 2016/4074
KARAR TARİHİ : 28.09.2016

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vâki itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatı tayini, karşı dava fazla ödenen iş bedelinin iadesi ve alacak, birleşen dava ise alacak istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, itirazın iptâli ile takibin 20.785,00 TL asıl alacak bakımından devamına, asıl alacağın %40’ı oranında 8.314,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, karşı davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davacılar-birleşen davada davalı …’un tüm, davalı-birleşen davada davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı-birleşen davada davacının diğer temyiz itirazının incelenmesine gelince; asıl dava İcra İflâs Kanunu’nun 67. maddesine dayanılarak açılmış itirazın iptâli istemine ilişkindir. İtirazın iptâli davasının kabulüne karar verilmesi halinde İİK’nun 67/II. maddesi uyarınca davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi için davacı alacaklının davalı borçlu hakkında usulüne uygun icra takibi yapması, borçlunun takibe haksız olarak itiraz etmesi gerekmektedir. Dava konusu somut olayda davacı yükleniciler Kartal 6. İcra Müdürlüğü’nün 2010/9628 Esas sayılı dosyasında yapmış oldukları icra takibinde 26.250,00 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talebinde bulunmuşlar, davalı iş sahibi borçlunun itirazı üzerine takip durmuştur. Eldeki asıl davada itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının tahsili talep edilmiştir. Yapılan yargılama sürecinde icra takip dosyası, sözleşme getirilmiş, tarafların göstermiş oldukları kanıtlar da toplandıktan sonra uzman bilirkişilerden rapor alınmıştır. Mahkemece bu rapor dikkate alınarak asıl davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Bu haliyle asıl dava, konusu itibariyle yargılamayı gerektirir özellik arz etmektedir, likid değildir. Davalı-birleşen davacı iş sahibi takibe itirazında haklıdır. Davacılar yararına icra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için gerekli yasal koşullar oluşmadığından davacıların icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Anılan nedenlerle kararın bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HMK’nın 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle asıl davacılar-birleşen davada davalı …’un tüm, davalı-birleşen davada davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle davalı-birleşen davada davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm kısmının 1. bendinin 2. satırında yer alan “8.314,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,” cümlesinin çıkarılmasına, yerine hüküm kısmının 1. bendinden sonra gelmek üzere “Koşulları oluşmadığından davacıların icra inkâr tazminatı taleplerinin reddine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 718,00 TL temyiz ilâm harcının temyiz eden davacı-k.davalı birleşen dosya davalısı …’tan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacı birleşen dosya davacısı …’a geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 28.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.