YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17678
KARAR NO : 2016/10401
KARAR TARİHİ : 17.11.2016
MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Davacılar, murisleri…’dan intikal eden çekişme konusu 4 nolu bağımsız bölümün murisin ölümünden itibaren davalı tarafından kiraya verildiğini, miras paylarını talep etmelerine rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, miras paylarına isabet eden 23.000 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairece; “davalının dava konusu bağımsız bölümde diğer mirasçılarla yaptığı anlaşma uyarınca oturduğunu, davacıların da mirasbırakana ait başka bir bağımsız bölümün kirasını aldıklarını, dava konusu bağımsız bölüme zorunlu ve faydalı masraflar yaptığını savunduğu, bu savunmanın kanıtlaması halinde, kötü niyetli sayılamayacağından ecrimisilden sorumlu tutulamayacağı, ancak mahkemece savunma üzerinde yeterince durulmadığı, davalı vekilinin 04.12.2013 günlü cevap dilekçesinde isimlerini bildirdiği tanıkların dinlenmediği anlaşılmakla davalının tanıklarının tümü dinlenerek savunma üzerinde durulması, bağımsız bölümü davalının muvafakata dayalı olarak kullanıp kullanmadığının açıklığa kavuşturulması, muvafakata dayalı olarak kullanıyor ise, kötüniyetten söz edilemeyeceğinden ecrimisil isteğinin reddedilmesi, aksi halde davalı tarafından yapılan zorunlu ve faydalı masraflar yönünden TMK’nın 994. ve 995. maddeleri değerlendirilerek hesaplanacak ecrimisilden belirlenecek bu masrafların mahsup edilmesi gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, tanık…’nın dinlenmesi yönünden bozmaya uyulmasına, davalı tarafından yapıldığı iddia edilen faydalı masrafların ecrimisil bedelinden indirilmesine ilişkin tanıklarının dinlenmesi yönündeki bozmaya direnilmesine karar verilerek, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği gibi, hükmün gerekçesi hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında köprü görevi yapar. Yargıtay’da bir hükmün hukuka uygun olup olmadığı gerekçe sayesinde denetlenir. Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrası bir bütündür. HMK 298/2. maddesinde “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz” şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda mahkemece verilen kararın gerekçe kısmında Daire’nin 2014/1825 Esas, 2014/7664 Karar sayılı bozma ilamına karşı kısmen direnme kararı verildiği belirtilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında direnme ile ilgili hüküm kurulmaması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazının açıklanan nedenle kabulü ile hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. Maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanununun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.