Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/13519 E. 2017/806 K. 07.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13519
KARAR NO : 2017/806
KARAR TARİHİ : 07.02.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Beraat

Taksirle öldürme suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
11.01.2013 günü İstanbul Şehir Hatları A.Ş. şirketine ait Kadıköy – Beşiktaş seferini yapmakta olan Caddebostan isimli vapurun saat 12.35 sıralarında Beşiktaş Barbaros Hayrettin Paşa iskelesine yanaşarak, yolcu tahliyesi yaptığı sırada, vapur yolcularından …’ın vapurdan iskeleye geçişi esnasında kayarak denize düşmesi ve kurtarma çalışmaları sırasında hayatını kaybettiği olayla ilgili olarak gemi kaptanı … ile iskele- kara personeli/ yer hizmetlisi … ve gemi çımacısı … hakkında cezalandırılmaları talebi ile açılan kamu davasında, sanıklar … ile …’nın meydana gelen ölümlü kazada kusurlu olmadıkları gerekçesiyle haklarında beraat hükmü kurulmuş ise de, oluş ve dosya kapsamına uygun 12.05.2014 tarihli İstanbul Teknik Üniversitesinden alınan bilirkişi raporunda; “Yolcu indirme bindirme iskelelerinin yapı malzemesi ve şekli ISO 7061:1993 standartlarında belirlenmiştir. Bu şartlara uygun iskelelerin kullanılması gerek şarttır. Sürme iskelelerin “Tekne İnşa Kuralları Madde 5/4-c de belirtildiği gibi üst yüzeyleri kaymayı önleyici yapıda olmalıdır. Şehir Hatları iskelelerinde kullanılmakta olan sürme iskeleler tahta malzemeden imal olup, hava şartları ve benzer nedenlerle ıslandıkları zaman aşırı kaygan olabilmektedirler. Bunun yerine üzeri kaymayı önleyici bir malzeme ile kaplanmalı yahut ahşap yerine başka materyaller kullanılmalıdır.Yine aynı sürme iskelelerin puntel tabir edilen korkulukları, kaza sonrası ilave korkuluk kaynatılmış olsa dahi yeterli güvenlik şartlarını sağlamadığı aşikardır. IMO (Uluslararası Denizcilik Organizasyonu) emniyet şartlarına göre uygun bir ağ ile çevrelenmelidir. Olay anı video kayıtlarından tespit edildiği üzere gemi ve iskele personelinin bu gibi olaylar karşısında ne yapılacağı konusunda eğitimli olmadıkları anlaşılmaktadır. Bu tip taşımacılıkta en sıklıkla karşılaşılabilecek acil durum yolcu indirme bindirme esnasında denize insan düşmesi olabileceğinden hem gemi personeline ve rıhtım personeline (çımacı v b.) verilmesi gereken ilk acil durum eğitiminin bu olması gerekir kanaatindeyiz. M. Temel olarak ulusal veya uluslararası çalışacak tüm gemi adamlarından istenen STCW kuralları gereği “can kurtarma ve araçlarını kullanabilme” ilk alınması gerekli eğitimlerden biridir. Bu eğitimleri ISPS (Uluslararası Gemi Ve Liman İş Emniyeti) kuralları gereği tüm liman tesisi personelinin de alması gereklidir. Ayrıca bu tip taşımacılık yapılan rıhtımlarda ve rıhtımlar üzerinde kullanılan sürme iskelelerde denize insan düşmesini engelleyen önlemler alınmalıdır; ki dosya konusu olayda tüm bu önlemleri almakla yükümlü olan kurum donatan ve aynı zamanda iskelelerin işletmecisi konumunda olan İstanbul Şehir Hatları A.Ş.’dir. Ayrıca böyle bir durum vukuu bulduğunda rıhtımda gerekli tüm kurtarma yardım malzemeleri ((ışıklı ve el inceli tabir edilen ipli can simidi, çarmıh tabir edilen ip merdiven, kurtarma kancası olarak tabir edilen uzun ahşap sopa ucuna tespit edilmiş kanca v.b. EK-3)) kolay ulaşılabilecek yerlerde eksiksiz bulundurulması gereklidir.” şeklindeki tespitler karşısında, İstanbul Şehir Hatları A.Ş. ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının bu işle ilgili yetkililerinin olayda kusur ve sorumluluklarının olup olmadığı hususlarında gerekli inceleme ve araştırma yapılarak, sorumlular hakkında dava açılıp, açılan davaların birleştirilmesinden sonra tüm sanıkların hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanıklar hakkında beraat hükmü kurulurken, uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.