Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/27248 E. 2016/20493 K. 06.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27248
KARAR NO : 2016/20493
KARAR TARİHİ : 06.12.2016

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili , iş sözleşmesinin hatalı üretim yaptığı ve davalı şirkete verdiği zararın 30 günlük ücretini aşması nedeniyle davalı işverence feshedildiğini, gerçekte ilgili malzeme bedelinin daha düşük miktar olduğunu, başka işçilerinde benzer hatalar yapmalarına rağmen onlara tutanak tutulmadığını, kendisinin bel fıtığı rahatsızlığına yakalanması ve davalı şirketin meslek hastalığı riskini düşündüğünden iş bu hatalı üretim ve şirket zararını bahane ederek işine son verdiğini belirterek, feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, boşta geçen sürelere yönelik ücreti ve diğer haklara karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin davacının şirketi zarara uğratması ve iş bu zararında davacının 30 günlük ücretini aşması nedeniyle feshedildiğini, davacının tüm iddialarının gerçek dışı olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacının iş akdinin fesih gerekçesi olarak, davacının 30 günlük ücretini aşacak şekilde şirket malına zarar vermesinin gösterildiği, davacının 30 günlük maaş tutarının ise 1.503,68 TL olduğu, iş bu davaya konu olay nedeni ile davalı şirketin toplam zararının 1.426,70 TL olduğu, bu durumun bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 25/03/2016 havale tarihli rapordan da açıkça anlaşıldığı, bu durum karşısında davacının iş akdinin feshine gerekçe yapılan hususun somut olayda gerçekleşmediği, davalı işverenin bu konudaki ispat yükünün gereğini yerine getiremediği, zarar miktarının davacının 30 günlük maaşının altında olduğu, ayrıca dosya münderacatı dikkate alındığında davalı tarafça feshin son çare olması ilkesine de uyulmadığı, davacının ilk hatalı eyleminde iş akdinin sona erdirilmesinin feshin son çare olması ilkesine açıkça aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı yanca tanzim edilen 12/12/2014 tarihli feshin haklı/geçerli nedene dayanıp dayanmadığı hususundadır.
Davacının iş akdi davalı işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanununun 25/II i bendi uyarınca feshedilmiştir. Dosya içeriğinde mevcut bulunan 23.03.2016 tarihli bilirkişi raporu incelemesi neticesinde davacı işçinin tam kusuru ile işveren aleyhine toplam 1.426,70 TL zarara sebebiyet verdiği, bu miktarın davacının 30 günlük ücretinin altında olduğu anlaşılmakla birlikte feshin, davacının tam kusurlu eylemi sonucu gerçekleştirildiği gözönüne alındığında, feshin geçerli nedene dayandığının kabulü gerektiği, bu sebeple de işverenin tam kusurlu olan davacı ile çalışmasının beklenemeyeceği, davanın reddi gerekirken davanın kabulü yönündeki hükmün hatalı olduğu anlaşıldığından mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3.Alınması gereken 29,20 TL harçtan peşin alınan 27,70 TL harcın tenzili ile bakiye 1,50 TL harç giderinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 2.440,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.800,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 06/12/2016 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.