Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2013/25965 E. 2014/8948 K. 31.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/25965
KARAR NO : 2014/8948
KARAR TARİHİ : 31.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalar, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın, görevsizliğine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

– K A R A R –

Asıl ve birleşen davalar, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, yargı yolu bakımından görevsizliğine kararı verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Asıl davaya ilişkin Uyuşmazlık Mahkemesinin 08.04.2013 gün ve 2013/484-590 sayılı kararıyla idari yargının görevli oluduğuna karar verildiği anlaşılmıştır.
Ayrıca, yargılama sırasında dava konusu taşınmaza idarece fiilen el atılmadığı anlaşılmıştır.
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Karar sayılı ilamında da; “Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği” kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dava konusu taşınmaz tek olup, birleşen davalar aynı hukuki sebepten doğduğu için birleşen davalar yönünden idare lehine, tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ayrı ayrı hükmedilmesi,
Doğru değilse de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden;
Gerekçeli kararın C ve D bentlerinin vekalet ücretiyle ilgili 2. fıkralarının hükümden çıkartılmasına, yerine hüküm fıkrasının sonuna ayrı bir bent olarak (Birleşen Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/231 Esas sayılı dosyası ile birleşen Ankara 16. Asliye Hukuk mahkemesinin 2012/270 esas sayılı dosyaları için davalılar lehine tek olarak (1.320,00-TL) vekalat ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine) cümlelerinin yazılımasına ,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 31.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.