YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/34381
KARAR NO : 2014/32837
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
Nitelikli hırsızlık, nitelikli hırsızlığa teşebbüs, hırsızlık, mala zarar verme, geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal, başkasına ait kimlik ve bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı TCK’nın 116/4 (iki kez), 119/1-c (iki kez), 141/1, 142/1-b (iki kez), 143/1 (üç kez), 35/1-2, 151/1 (iki kez), 204/1, 268/1, 62/1 (dokuz kez) ve 53/5. (dokuz kez) maddeleri gereğince 3 ay 10 gün (iki kez), 1 yıl 8 ay (üç kez), 1 yıl 11 ay 10 gün, 1 yıl 5 ay 15 gün, 11 ay 20 gün ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58/6. maddesi gereğince cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezalarının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2012 tarihli ve 2011/496 esas, 2012/156 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 03.06.2014 gün ve 2014-11140/38049 sayılı yazısı ile Kanunyararına Bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16.06.2014 tarih ve 2014/218993 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderildiği,
Dosya kapsamına göre;
1- Sanığın üzerine atılı nitelikli hırsızlık, nitelikli hırsızlığa teşebbüs, hırsızlık, mala zarar verme, geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal, başkasına ait kimlik ve bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira ve resmi belgede sahtecilik suçlarının 5237 sayılı Kanun’un 53/1. maddesinde sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlardan olmadığı gözetilmeden sanık hakkında aynı Kanun’un 53/5. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
2- Mağdur …’a karşı hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararı yönünden, dosyada mevcut 26.11.2011 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre, sanıklar katılan …’a yönelik hırsızlık suçundan yakalandıklarında, mağdur …’ın iş yerinden hırsızlık suçunu gerçekleştirdiklerini kabul ederek, mağdurun iş yerinden çaldıkları bilgisayarın yerini göstermek suretiyle iadeyi sağladıklarının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,. isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzûmunun ihbar olunduğu,
24.09.2014 günlü, 2014/25490-26475 esas ve karar sayılı kararımızla ise;
Kanunyararına bozma isteği yerinde görülmüş olmakla kabulüne, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine yönelik bozma uygulamaya yönelik olmakla “tekriri muhakeme yasağı” da dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 53/5. madde ve fıkrasına yönelik hak yoksunluğuna ilişkin hükümlerin karardan çıkartılmasına, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanmasından sonra verilecek kısa süreli hapis cezasının adli para cezası ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmemesi hususunun mahallinde takdir edilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bu yönden 5271 sayılı CMK’nın 309/4-b maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine karar verildiği,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Dairemizce; 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d maddesindeki yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanmasını takiben ortaya çıkan kısa süreli hapis cezasının günlüğü yirmi liradan hapse çevrilmesi gerektiği gerekçesiyle kararımıza itiraz edildiği anlaşılmış olmakla gereği görüşülüp düşünüldü :
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.03.2012 günlü, 2011/15-409 esas ve 2012/107 sayılı kararı ve benzeri içtihatlarında; … kanunyararına bozma sonrasında TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak adli para cezası ya da diğer seçenek yaptırımlara hükmedilmesi gerektiği takdirde; adli para cezası ödenmezse tekrar hapse çevrilemeyeceği için hükümlünün en lehine seçenek yaptırım olması ve “tekriri muhakeme yasağı” dolayısıyla kanunyararına bozma yapan Yargıtay’ın ilgili dairesinin, kısa süreli hapis cezasını günlüğü yirmi liradan adli para cezasına çevirmesi gerektiği, belirtilmiştir.
Ancak;
Adli sicil kaydına göre sanık …’ın, tekerrüre esas ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ertelemeye de engel teşkil eden mahkûmiyeti bulunmaktadır.
Hakkında mağdur …’ın iş yerinden hırsızlık suçu nedeniyle verilen cezada TCK’nın 168. maddesinin uygulanması hâlinde ortaya çıkacak kısa süreli hapis cezasının aynı Kanunun 50. maddesi uyarınca, adli para cezası ya da diğer seçenek yaptırımlara çevirilebilmesi mümkün ise de; bu hususun ve 50. maddenin uygulanması halinde de adli para cezası ya da diğer seçenek yaptırımlardan hangisinin sanık lehine olacağının mahallinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle;
Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.11.2014 günlü, KYB-2014/18993 sayılı itirazının REDDİNE ve 5271 sayılı CMK’nın 308/2. fıkrası uyarınca Dairemizin 24.09.2014 günlü, 2014/25490 Esas ve 2014/26475 Karar sayılı A-1 numaralı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.