Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/8134 E. 2017/1822 K. 13.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8134
KARAR NO : 2017/1822
KARAR TARİHİ : 13.03.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

I- Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsil amacıyla dolandırıcılık suçu bakımından yapılan incelemede ise;
Sanığa yüklenen ve takibi şikayete bağlı olan “bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsil amacıyla dolandırıcılık” suçuna konu olan senedin tahsili amacıyla 07.07.2006 tarihinde icra takibine konulduğu, katılanın icra takibine itiraz etmediği, şikayetin ise 21.04.2010 tarihinde 5237 sayılı TCK.nun 73. maddesinde öngörülen 6 aylık şikayet süresi geçtikten sonra yapıldığı gözetilerek, kamu davasının düşürülmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nun 73 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Resmi belgede sahtecilik suçu bakımından yapılan incelemede;
Sanığın, araç kiralama nedeni ile doğan ve bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil etmek amacıyla senedi sahte imza ile tanzim ederek icra takibine koyduğu iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, alınan bilirkişi raporunda, suça konu senet üzerinde katılan adına atılı imzaların sanığın elinden çıkmış olduğunu gösterir nitelikte kaligrafik ve grafolojik bulgu tespit edilemediğinin tespit edilmesi, sanığın aşamalardaki beyanlarında ısrarla suça konu senedi katılanın imzalayarak kendisine verdiği savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, suça konu senedin alındığı tarihe ait katılanın samimi imzalarını içeren belgelerin temin edilerek, mevcut belgeler ile birlikte kriminal laboratuvarı ya da Adli Tıp Başkanlığına gönderilmesi ile suça konu belge altındaki katılan adına atılı imzaların katılan tarafından atılıp atılmadığı bilirkişi raporu ile kesin olarak saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.