YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/730
KARAR NO : 2019/10726
KARAR TARİHİ : 10.09.2019
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Sanığın basit cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine dair…7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen …… Karar sayılı hükme ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafisinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, sanık müdafisinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 302/1. madde ve fıkrası gereğince esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin…Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmesine, 10.09.2019 tarihinde üyeler … ve …’in karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık hakkında mağdureye istismar ettiğinden bahisle açılan kamu davasının yapılan yargılması neticesinde sanığın TCK’nın 102/1-1,102/3a, 43. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu kararın istinafı üzerine istinaf istemi reddedilmiştir. İstinaf isteminin reddi kararınında temyizi üzerine dairemizce yapılan incelemede sayın Daire çoğunluğu ile ihtilafımız suçun subut bulup bulmadığı hususundadır.
Bir sanığı mahkum edebilmek için tam bir kanıya ulaşılması, bu kanının kesin delillerle desteklenmesi gerekmektedir. Görülen davada üvey baba olan sanık tüm aşamalarda suçlamaları kabul etmemiştir. Mağdurenin annesi olan tanıkta bazı ifadelerinde olayı gördüğünü bazılarında ise görmediğini beyan ederek çelişkili ifadeleri bulmaktadır.
Mağdurede orta ile hafif derece sınırında zeka geriliği bulunmaktadır. Beyanlarına ana hatlarıyla itibar edilebilir olduğu Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlenmiştir.
Sayın Daire çoğunluğu, ilk derece ve İstinaf Mahkemesine sanığın suçu işlediğine kabule götüren mağdure beyanlarıdır. Mağdure yargılama aşamasında okuldan geldiği zamanını hatırlayamadığı bir gün sanığın kendisini eğerek arkadan cinsel organını soktuğunu, 22.03.2016 tarihli ifadesinde de ayrıca değişik zamanlarda yatağına gelip arkadan yaptığını, dudaklarından öptüğünü genital bölgesine parmak soktuğunu okşadığını söylemiştir. Bu ifade sırasında bulunan psikologda mağdurenin kullanılmaya ve yönlendirilmeye açık olduğu görüşünü belirtmiştir. Dosyada bulunan raporlara göre mağdurenin cinsel saldırıya uğradığına dair hiçbir bulguya ulaşılamamıştır. Dinlenen tanık … ‘un beyanlarına göre mağdurenin annesinin tanık …’ya sanık benim borçlarımı ödesin ödenmez ise kızıma yaptıklarından dolayı şikayetçi olurum demesi üzerine sanığın mağdurenin annesi katılan … hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu aralarında husumet oluştuktan sonra katılan …’nin sanıktan şikayetçi olduğu da sabittir.
Mağdurenin beyanlarına itibar edilip edilmeyeceği hususunda şüphe vardır. Kaldı ki itibar edilse dahi mağdure, sanığın çeşitli zamanlarda birden çok kez anal yoldan yaptığını beyan etmesi karşısında yapılan muayenede buna dair bulguların bulunması gerekmektedir. Böyle bir bulgu bulunmadığından mağdurenin beyanı bölünerek nitelikli cinsel istismar olmadığı kabul edilip mağdurenin bu yöndeki beyanlarına itibar edilmemiş cinsel istismar yönündeki beyanlarına itibar edilmek suretiyle çelişkiye düşülmüştür. Mağdurenin beyanları yan delilerle desteklenmek suretiyle ya itibar edilir yada hiç itibar edilemez. Dosyada mağdure beyanı dışında sanığı mahkum etmeye yarayacak delil bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile onama yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.