YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9684
KARAR NO : 2012/20090
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Sanıklar … ve … hakkında; Beraat
2- Sanık … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 68; 5237 sayılı TCK’nın 35, 52/2-4, 63.maddeleri uyarınca mahkumiyet.
3- Sanıklar … ve … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 68; 5237 sayılı TCK’nın 35, 62, 52/2-4, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanıklar … ve …’nun beraatlerine ilişkin hüküm katılan … vekili; sanıklar …, … ve …’ın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler katılan … vekili ile sanıklar müdafii; suçta kullanılan yarı römork ile çekicinin üzerindeki şerhin, kararın kesinleşmesini müteakip kaldırılmasına ilişkin hüküm katılan mal sorumlusu vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan … vekilinin temyiz isteminde bulunduktan sonra ibraz ettiği 14/05/2009 havale tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçtiğini bildirmesi karşısında, katılan mal sorumlusu … vekili ile sanıklar müdafiinin temyiz istemlerine hasren yapılan incelemede;
Katılan mal sorumlusu …’nın suçta kullanılan … plakalı çekici ile … plakalı yarı römorkun sahibi olarak 5237 sayılı TCK’nın 54/1 maddesi anlamında iyi niyetli üçüncü kişi konumunda bulunmakla birlikte 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan doğrudan doğruya zarar görmediği, bu bakımdan kültür varlığını yurt dışına çıkarmaya teşebbüs suçundan açılan kamu davasına katılma hakkını haiz olmadığı, ancak, kendisine ait aracın bilgisi ve rızası dışında suçta kullanılması nedeniyle “katılan mal sorumlusu” sıfatı ile tesis edilen hükmü temyiz edebileceği, mahkemece, sanığa ait aracın kaydı üzerindeki şerhin, kararın kesinleşmesini müteakip kaldırılmasına karar verildiği, bu kararın dairemizce verilen düzeltilerek onama kararı ile kesinleştiği anlaşılmakla, araç üzerine konulan şerhin kaldırılmasına ilişkin yeniden karar
verilmesine yer olmadığına,
Sanık …’ın turistik eşya alım satımı ile iştigal eden Bay … Sanayi İthalat İhracat ve Ticaret Ltd. Şti.’nin sahibi olup kardeşleri olan diğer sanıklar … ile …’ın da bu sanığa işlerinde yardım ettikleri, sanık …’nin, iş yerine gelen bir şahıs ile iki adet mermer kurna ve iki adet mermer aynanın alım satımı ve bu eşyaların Fransa’ya gönderilmesi konusunda anlaşarak durumdan diğer sanıkları haberdar ettiği, suça konu taşınmaz kültür varlığı niteliğindeki mezar stelinin kendisi tarafından sandıklardan birine yerleştirildiğini beyan eden sanık …’nin, soruşturma aşamasında kollukta ve Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadelerde, bu eserin tanımadığı bir işçi tarafından el arabası ile depoya getirilip bırakıldığını savunmasına karşılık sorgudaki ifadesinde, sokakta gezen hurdacılar tarafından getirildiğini beyan ettiği, bu bakımdan büyük ve değerli bir kültür varlığının elde edilme şeklinin çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı ifadelerle açıklanmaya çalışıldığı, diğer yandan söz konusu iş yerinde birçok turistik eşyanın alım satımının yapıldığı ve birçoğunun da yurt dışına gönderildiği, bu eşyalar yurt dışına gönderilirken kullanılan sandıkların, gönderme işlemi yapılmadan birkaç gün önce eşyanın ölçüleri dikkate alınarak hazırlandığı, Fransa’ya gönderilmesi planlanan bir adet mermer ayna ile suça konu mezar stelinin bulunduğu sandığın, iki adet mermer kurnanın bulunduğu sandıktan daha büyük ebatta olduğu, dosya içerisinde mevcut mermer eşyalara ilişkin fotoğraflar da dikkate alındığında satımı yapılan iki adet mermer aynanın daha küçük ebattaki bir sandığa yerleştirilebileceğinin anlaşıldığı, iş yerinde devamlı bir görevi olmadığını beyan eden sanık …’nin suça konu mezar stelini Fransa’ya gönderilmek üzere sandığa yerleştirdiğinden, işin sahibi olan sanık …’nin haberdar olmadığının düşünülemeyeceği, sanık …’in de, soruşturma aşamasında, yurt dışına gönderilecek eşyaları incelemesi için müze görevlisini depoya götürdüğünü, daha sonraki süreci bilmediğini beyan etmesine karşılık kovuşturma aşamasında, eşyaları müze uzmanına incelettiğini, incelemenin ardından rapor düzenlenerek sandıkların mühürlendiğini savunduğu, bütün bu beyan, bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde sanıklar …, … ve …’ın üzerlerine atılı suçu iştirak halinde işledikleri, mahkemece sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin, bir nedene dayanmayan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
2863 sayılı Kanunun 5. maddesi kapsamında bulundurulması, alınıp satılması, taşınması yasak olan devlet malı niteliğindeki mezar stelinin aynı Kanunun 75. maddesi uyarınca Müze Müdürlüğü’ne teslimine dair karar ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeksizin, 5237 sayılı TCK’nın 54. maddesi uyarınca zoralımına da karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (C) bendindeki “5237 sayılı TCK’nın 54. maddesi gereğince zoralımına” ibaresinin
hükümden çıkartılması ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/09/2012 tarihinde sanıklar … ve … hakkında oybirliğiyle, sanık … hakkında ise oyçokluğuyla karar verildi.
(Kısmen muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ:
Sanık …’ın … Limited Şirketi’nin sahibi olup, turistik eşya alım ve satımı yaptığı, bu şirkete ait deponun sanığın kardeşi olan ve onunla birlikte çalıştığı anlaşılan sanık …’ın evinin alt katında olduğu ve depoyu fiilen açan kapayan içine konulan ve çıkarılan eşyalardan sanığın haberdar olduğu dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere sanık …’nin bir fransız alıcıya gönderilmek üzere iki adet kurna ve iki adet aynayı belirtilen adrese göndermeleri için kardeşleri olan ve onunla çalışan Ali ve … kardeşlere talimat verdiği ve olaydan bir hafta önce Kıbrıs’a gittiği tüm sanıkların ifadelerine göre gönderdikleri kargolarla ilgili ambalaj sandıklarını kendilerinin yaptıkları bazende dışardan sandık satın aldıkları, olay tarihinde sanık …’ın dosya içeriğine göre kimden alındığını tesbit edilemeyen suça konu Roma dönemine ait bir adet mermer mezar Stelini mermer aynalardan birini bırakarak yerine sandığa yüklemek suretiyle yurt dışına çıkarmak için kargo yapıp gönderdiği ve bilahere gelişen şekilde yakalandıkları şeklinde gelişen olayda:
Sanık … tüm savunmalarında kendisinin kardeşlerine iki mermer kurna ve aynayı göndermeleri talimatını verdiğini ve mermer mezar Stelinden haberdar olmadığını beyan ettiği,
Sanık … ise;
Soruşturma ifadesinde: “… Kardeşimin deposu benim evimin alt katıdır. Sabahları genelde depoyu ben açarım, geçen hafta perşembe günü açtığımda bir işçi suça konu mermer parçasını getirdi, bu eşya kime ait dedim bir şey demedi…daha sonra anlaşırız dedi…”
Savcılık ifadesinde:”…Kardeşim Veli yurdışına gitmeden iki adet mermer kurna ve 2 adet yuvarlak mermer aynayı göstererek paket yapılacağını bildirmişti, bir işçi bir mermer parçası getirdi, kime ait dedim bir şey demedi daha sonra anlaşırız dedi.Veli gelince konuşacağım dedi, Veli yurtdışında deyince kalsın dediğini” ifade ettiği,
Kovuşturma aşamasnda ise:”… kardeşim Veli yurtdışında gitmeden bana satın alınan iki adet mermer kurna ve iki adet yuvarlak ayna mermeri göstererek paket yapılacağını bildirmişti… “şeklinde anlatımlarda bulunmuştur.
Sanık …’nin savcılıktaki meçhul işçinin “Veli gelince konuşacağım” şeklindeki ifadesinin dışında sanık …’nin suça konu eserin paketlenip yurtdışına gönderilmesine dahil olduğuna dair dosya içinde kesin inandırıcı somut bir delil yoktur.
Kaldıki sanık … kovuşturma aşamasında mahkemede bu beyanını da tekrar etmemişti.
Bu itibarla mevcut delillerle sanık …’nin mahkumiyetine karar vermek mümkün olmadığından sanık …’nin atılı suçtan delil yetersizliği gerekçesi ile beraat kararı verilmesi düşüncesi ile çoğunluk görüşüne iştirak etmemekteyim.