Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/9426 E. 2012/20089 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9426
KARAR NO : 2012/20089
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet.

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar … ve … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve sanık … müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hazine vekilinin 11/02/2010 tarihli dilekçe ile suçtan doğrudan doğruya zarar gören İl … adına katılma talebinde bulunması üzerine mahkemece müşteki hazinenin davaya katılan olarak kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş olup tebliğnamede bu yönde bozma öneren (2) numaralı görüşe ve,
Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek Yozgat ili, Büyüknefes Köyü, Kuzeytepe mevkiinde izinsiz kazı faaliyeti gerçekleştirdikleri, 2009 yılı Haziran ayından itibaren yaptıkları yöresel araştırma ve kendi aralarındaki telefon görüşmeleri ile bu faaliyetin hazırlık hareketlerini icra ettikleri, planladıkları eylem için en uygun zamanı yakaladıklarında da Zonguldak ili Devrek ilçesinden getirdikleri ve haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar …, …, … ve …’ya olay yerinde kazı yaptırdıkları, tünel kısmı ile birlikte yaklaşık 12 m derinliğinde olan kazı çukurunun bulunduğu yerin 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olup olmadığı ile ilgili dosya içerisinde birçok rapor, bilgi ve belge yer aldığı, Müze Müdürlüğü uzmanı tarafından soruşturma aşamasında düzenlenen rapor ile yine Müze Müdürlüğü’nden kovuşturma aşamasında alınan cevabi yazılarda suça konu yerin bir tümülüs olduğunun ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliği taşıdığının belirtildiği, olay yerinde yapılan
keşif sonrası bağımsız arkeolog bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise, kaçak kazı yapılan alanın tümülüs olabileceğine dair hiçbir ipucuna rastlanmadığının, ancak bu yer ve çevresinin Tavium adlı antik çağ kentine yakın olması nedeniyle arkeolojik alanların olabileceğinin, kaçak kazı yapılan alanın korunması gerekli alanlardan olduğunun belirtildiği, Müze Müdürlüğünce düzenlenen rapor ve yazılar ile bağımsız arkeolog bilirkişi tarafından düzenlenen raporun, suça konu yerin korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğu noktasında birleşip tümülüs olup olmadığı hususunda çelişki içerdiği, bu çelişkinin de temyiz aşamasında mahkemece gönderilen, olay yerinin Kuzeytepe Tümülüsü adıyla 2. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiğine dair Sivas Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 24/03/2011 tarih ve 2262 sayılı kararı ile giderildiği, bu bakımdan koordineli bir şekilde atılı suçu işlemeyi planlayan sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümlesi uyarınca asgari hadden uzaklaşılarak tayin edilen temel cezada, aynı maddenin 2. cümlesine göre indirim yapılmamasının isabetli olduğu anlaşılmakla, tebliğnamede, suça konu yerin niteliğinin tereddütsüz biçimde tespit edilmediği, korunması gereken taşınmaz kültür varlığı olduğunun belirlenmesi halinde sanıkların bu niteliği haricen bilebilecek durumda olup olmadıklarının araştırılmadığı gerekçesiyle bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar Şerafettin ve Metin müdafilerinin bir nedene dayanmayan; sanık … müdafiinin, sanığın olaydan yakalandığında haberdar olduğuna, suça konu yerin sit alanı olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine; sanıklar Medet ve Hasan Hüseyin müdafiinin, kazı yapılan yerin sit alanı ya da tümülüs olmadığına, sanıkların kazı yaparken yakalanmadıklarına; sanık … müdafinin, sanığın suçla nasıl ilişkilendirildiğinin belli olmadığına, sanığın kardeşinin tedavisi nedeniyle İstanbul’dan hiç ayrılmadığına; sanık … müdafinin, eksik inceleme ve hukuki değerlendirmede yanlışlık yapılarak karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 27/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.