YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4735
KARAR NO : 2019/7888
KARAR TARİHİ : 09.09.2019
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık (değişen suç vasfına göre dolandırıcılık)
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 31/3, 63, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılana ait …. plaka sayılı motosikleti satın almak için müşteri olduğu ve tamirciye götürerek göstereceğini söyleyip yanında bulunan ve çalınmış olan başka bir motosikleti rehin olarak bıraktığı ancak aldığı motosikleti katılana iade etmediği, bu suretle sanığın hırsızlık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında Malatya Çocuk Mahkemesi tarafından 26/09/2014 tarih ve 2014/770 sayılı kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 31/05/2017 tarih ve 2017/12617 karar sayılı ilamı ile uzlaşma işlemlerinin gerçekleştirilmesi için bozulmasına karar verildiği, sanık tarafından dosyaya yeni adres beyanında bulunulmuş olmasına rağmen uzlaştırmacı tarafından katılan ve sanığın adresine tebligat çıkarılmaksızın, Uyap’ta bulunan başka bir dosyada sanık hakkında yakalama kararı olduğu gerekçesiyle uzlaşmanın sağlanmasının mümkün olmadığı belirtilerek dosyanın mahkemeye iade edildiği, Mahkeme tarafından uzlaştırma sağlanması için Uzlaştırma Bürosuna tekrar yazı yazıldığı ancak Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu’nun 2018/2555 uzlaştırma nolu yazısında; sanık hakkında daha önce yakalama kararı olması nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin gerçekleştirilememesi nedeniyle yeniden uzlaştırma işlemlerinin mümkün olmadığı belirtilerek talebin yerine getirilmediği, sanığın bozma sonrası alınan ifadesinde uzlaşmak istediğini beyan ettiği anlaşılmakla, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 29. madde 6. fıkrasına göre ”Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir” hükmü gereğince taraflara uzlaşmak isteyip istemediklerine dair tebligat gönderilmeksizin uzlaşma işlemlerinin yapılmış sayılmasının mümkün olmaması karşısında, usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 09/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.