Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2015/3507 E. 2018/8950 K. 13.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3507
KARAR NO : 2018/8950
KARAR TARİHİ : 13.11.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın suç tarihinde tutuklu bulunduğu askeri cezaevine uyuşturucu madde getirmesi için aynı cezaevinde görevli er …’a 10.000 TL para teklif ettiği ve sanık …’ın da teklifi kabul ettiği, bu şekilde rüşvet verme suçunu işlediği iddia olunan olayda; söz konusu uyuşturucu maddenin temini açısından yapılan soruşturma sonucunda ilgili şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin, keza olayla ilgili olarak ele geçen bir uyuşturucu madde bulunmadığının, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/05/1987 gün ve 600/245 sayılı Kararında vurgulandığı gibi rüşvet suçunun konusu, işin yapılması veya yapılmaması olduğundan, şarta bağlı rüşvet sözleşmesinin mümkün olmayacağı, zira şart gerçekleşmediğinde rüşvet sözleşmesinin gereğinin yerine getirilemeyeceği, başka bir anlatımla anlaşma konusunun ortadan kalkacağı, sanığın uyuşturucu madde temin ettiğine dair delil de elde edilemediğinin anlaşılması karşısında; şarta bağlı olan teklifin rüşvet suçuna vücut vermeyeceği, diğer sanık … hakkında rüşvet alma suçundan dolayı TCK’nın 254/1. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği de nazara alındığında, sübutu kabul edilen eylemin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturacağı gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu rüşvet verme suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı iptal Kararının 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.