YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6842
KARAR NO : 2019/10902
KARAR TARİHİ : 17.09.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle tebliğnamede sanık olarak gösterilen … hakkında kurulan hükümle ilgili kanun yollarına başvurulmadığı gözetilip, başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümlerden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla TCK’nın 103. maddesinin yeniden düzenlenmesi ve mevcut haliyle sanık …’un aynı evde birlikte kaldığı yaklaşık on beş günlük süre içinde mağdurenin elini tutup öpmesi şeklindeki eyleminin ani ve kesintili şekilde gerçekleşip, süreklilik arz etmemesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesinde zorunluluk bulunması,
Oluşa uygun ve kabule göre sanık …’nin, üvey kızı olan mağdure ile …. un birlikte evinde kalmalarına rıza göstertip, onlara bu konuda yardımcı olması ve cinsel davranışlarda bulunabileceklerine dair teşvikte bulunması karşısında sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 39/2-a maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.