YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11528
KARAR NO : 2019/6305
KARAR TARİHİ : 17.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanığın, katılanla daha önce yaptıkları, kira başlangıç tarihi “20 eylül 2011” olan sözleşmedeki tarihi, “20 eylül 2012” şeklinde tahrif ederek bu sözleşmeyi elektrik aboneliğinin açtırılması için elektrik kurumuna ibraz ettiği ve üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında; suça konu kira sözleşmesinin aslının dosya arasında bulunmadığı, ayrıca dosya arasında bulunan kira sözleşmeleri fotokopileri incelendiğinde, üzerinde tahrifat yapıldığı iddia edilen sözleşme ile elektrik kurumuna ibraz edilen sözleşme içeriklerinin farklı olduğu anlaşılmakla; sahte olduğu iddia edilen kira sözleşmesinin aslının temini ile belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu belgenin duruşmada incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde belgenin dosya içerisine konulması, aldatma yeteneğinin ne şekilde gerçekleştiğinin gerekçeli kararda tartışılması, sözleşmedeki katılan imzasının onun eli ürünü olup olmadığına dair bilirkişi raporu aldırılması ve katılanın, tahrifat yapıldığını iddia ettiği sözleşme ile sahte olduğu iddia edilen sözleşme içeriklerinin farklı olması nedeniyle bu hususta tekrar beyanına başvurulması, belge aslının ele geçirilememesi halinde ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık yeteneği bulunmayacağından özel belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Suçun sübutu halinde, sanığın katılanın kiracısı olduğu ve elektrik kurumuna sunmak amacıyla söz konusu sahte sözleşmeyi hazırladığını beyan etmesi karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 211. maddesinde öngörülen “bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.